8. Ceza Dairesi 2024/15801 E. , 2024/4581 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/617 E., 2023/853 K.
SUÇLAR : Hakkı Olmayan Yere Tecavüz
HÜKÜMLER : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama -Bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erbaa Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2009 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır.
2. Erbaa Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2013 tarihli, 2009/567 Esas, 2013/887 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
3. Erbaa Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2013 tarihli kararının katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza dairesinin 08.11.2016 tarihli kararı ile "... 1- Katılan ... vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Katılanlar vekilinin süre tutum dilekçesiyle katılan ... lehine temyiz talebinde bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
24.12.2013 tarihinde usulüne uygun tefhim olunan hükmü, CMUK.nun 310. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 17.06.2014 günü temyiz eden katılan vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2. Katılanlar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5841 sayılı Kanunun 1. maddesiyle değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 154/1. maddesi uyarınca sanıklar hakkındaki suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 73. maddesi gereğince şikayete bağlı hale getirilmesi karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma girişiminde bulunulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2023 tarihli, 2016/617 Esas, 2023/853 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun' un 64 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca ölüm nedeniyle düşmesine, sanıklar Azim ve Yılmaz hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı Kanun' un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanıklar müdafiinin temyiz isteği; sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, re'sen nazara alınacak nedenlerle usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
2. Katılanlar vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile karar verildiğine, dava zamanaşımının bekletici mesele nedeniyle durduğuna, düşme kararının hukuka aykırı olduğuna, sanıkların atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, re'sen tespit edilecek nedenlerle usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, müştekilere miras yoluyla kalan arazinin sanıklar tarafından işgal edildiği, sanıkların arazi üzerinde yaşadıkları ve ekip biçtikleri, bu şekliyle sanıkların hakkı olmayan yere tecavüz suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen kamu davasının ölüm nedeniyle düşmesine dair hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan sanık müdafiinin, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
1. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin birinci fıkrasında zamanaşımını durduran haller düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre, ''Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının ... veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hallerde,... meselenin çözümüne kadar dava zamanaşımı durur.''
Niksar Kadastro Mahkemesinin 2013/57 Esas sayılı dosyasında dava konusu yerle ilgili olarak kadastro tespitine itiraz davasının kesinleşmediği belirtilerek 27.12.2017 tarihinden itibaren bekletici mesele yapıldığı, Kadastro Mahkemesi dosyasının halen temyiz sürecinin devam ettiği, mahkemece söz konusu dosyada alınan bekletici mesele kararının kaldırılmadığı ve bu dosyalarının kesinleşeceği tarihe kadar 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava zamanaşımı süresi durduğu gözetilmeden zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle düşme kararı verildiği anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin birinci fıkrasındaki düzenlemeye göre bekletici mesele hususunun zamanaşımını durduran hallerden olduğu ve durma süresi dikkate alındığında zamanaşımının hüküm tarihine kadar dolmadığı gözetilmeden, yargılamaya devamla davanın esasına yönelik bir karar verilmesi yerine zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabul ve uygulamaya göre;
Sanıkların üzerine atılı suçun kesintisiz suçlardan olması nedeniyle, suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği 07.09.2009 iddianame tarihi olacağı gözetilmeden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "2008, 06.07.2008" olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2023 tarih ve 2016/617 Esas, 2023/853 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden,
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenler dışında başkaca yönleri incelenmeyen Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2023 tarih ve 2016/617 Esas, 2023/853 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2024 tarihinde karar verildi
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!