8. Ceza Dairesi 2024/156 E. , 2024/1933 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/408 E. 2022/664 K.
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 25.10.2023 tarihli 2023/1823 Esas, 2023/7920 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.01.2024 tarihli ve 2023/52671 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanık ... hakkında hakkında İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.12.2013 tarihli 2013/269 Esas, 2013/122 Karar sayılı kararı ile 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan mahkumiyet hükmü verildiği, bu hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafisi tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 19.01.2017 tarihli 2015/11718 Esas, 2017/498 Karar sayılı kararı ile "İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/184194 Esas sayılı dosyası arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu gözetilerek, söz konusu olayla ilgili davanın sonucu araştırılarak kesinleşmemiş ise davaların birleştirilmesi..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş ve bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu adı geçen sanık ... hakkında aynı eylem sebebiyle açılan bu davanın, diğer sanıkların yargılandığı asıl dava dosyası ile birleştirilerek 19.12.2022 tarihli karar ile tük sanıklar yönünden hükme bağlandığı, sanık ... dışındaki diğer tüm sanıklar hakkındaki hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 272 ve devamı maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olması gerektiğine, bu nedenle;
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 25.10.2023 tarihli 2023/1823 Esas 2023/7920 Karar sayılı sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükümlerin ONANMASI; sanık ... hakkındaki hükmün BOZULMASI kararlarının KALDIRILMASI,
İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2022 tarihli 2013/408, Esas 2022/664 Karar sayılı itiraza konu sanıklar hakkında verilen hükümler bakımından bölge adliye mahkemesince bir karar verilmek üzere dosyanın İNCELENMEKSİZİN İADESİNE karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nda (1412 sayılı Kanun) olağan kanun yolları olarak itiraz ve temyize yer verilmişken, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (5271 sayılı Kanun) itiraz, istinaf ve temyiz olağan kanun yolları olarak düzenlenmiştir.
5320 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 5271 sayılı Kanun'un 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi üzerine, 1412 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak yeni Ceza Muhakemesi Kanunu sisteminde, kanun yolları içinde istinafa yer verilmesi ve bölge adliye mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinden sonra göreve başlaması nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un “Temyiz ve karar düzeltme” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasında “Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddeleri uygulanır. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez” hükmüne yer verilmek suretiyle bölge adliye mahkemelerinin göreve başlamasından önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında 1412 sayılı Kanun'un 305 ilâ 326 ncı maddelerinin uygulanacağı öngörülmüştür. Başka bir anlatımla, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un, bu tarihten sonra verilen kararlar hakkında ise 5271 sayılı Kanun'un temyize ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.03.2022 tarihli ve 2018/20-325 Esas, 2022/157 ve 2023/7-301Esas, 2023/589 Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere; usul kanunlarının zaman bakımından uygulanmasında asıl olan, aksi kanunda açıkça düzenlenmiş bulunmadıkça "hemen ve derhal uygulanma" ilkesidir. Bununla birlikte, 5271 sayılı Kanun'un 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi üzerine, 1412 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmasına rağmen 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile, bölge adliye mahkemelerinin Resmî Gazete'de ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddelerinin uygulanacağına ilişkin istisnai bir düzenlemeye yer verilmesi karşısında, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar bakımından hemen ve derhal uygulama ilkesi geçerli olmayacak, bu kararlar kesinleşinceye kadar Kanun'daki açık ve emredici düzenleme uyarınca 1412 sayılı Kanun'un temyize ilişkin hükümleri uygulanmaya devam edecektir.
Bu bilgiler ışığında itiraz konusu dosya değerlendirildiğinde; ( itiraz dışı) sanık ... hakkında ilk derece mahkemesi tarafından 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen 24.12.2013 tarihli mahkumiyet hükmü, Dairemizin temyiz incelemesi sonrası 19.01.2017 tarihli ilamıyla bozulmuştur. Bozma sonrası haklarında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan davaların bağlantı nedeniyle sanık ... hakkındaki dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilen diğer sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden verilen hükümleri sanık ... hakkında bozma öncesi verilen hükümle birlikte 19.12.2022 tarihinde kurulduğu anlaşılmıştır.
(İtiraz dışı)sanık ... yönünden verilen 19.12.2022 tarihli mahkumiyet kararının temyiz kanun yolu incelemesine tabi olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Ancak; bağlantılı davalarda bağlantıya konu oluşturan bazı sanıklar yönünden temyiz denetiminin yapılmış olması durumunda, diğer sanıklar yönünden istinaf incelemesinin kabul edilmesi halinde birbirine aykırı kararlar çıkması ihtimali mevcuttur. Hukuk devletinde hukuk güvenliğinin sağlanmasının hayati ve vazgeçilmez önemde olduğu cihetle, bağlantılı davaların tüm fiil ve failler yönünden üst dereceli denetim mercii olan Yargıtay 'da denetlenmesinde, zorunluluk bulunduğu ve usul ekonomisi ilkesinin de gereği olduğu nazara alınmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta ise, bağlantılı davadaki sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden İstinaf Mahkemesince verilecek kararların da hapis cezalarının miktarı ve kararların niteliği yönünden her halükarda temyiz denetimine tabi olması sebebiyle birbirine aykırı kararların ortaya çıkması ihtimalinin mevcut olmaması sebebiyle, itiraz konusu kararlara konu uyuşmazlık yönünden itirazın değişik gerekçeyle kabulünde bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında verilen 19.12.2022 tarihli hükümlerin kanun yolu incelemesinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gerektiği anlaşıldığından, bu sanıklar yönünden esası incelenmeyen dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna açıklanan değişik gerekçeyle varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ değişik gerekçeyle oybirliği ile KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 25.10.2023 tarihli 2023/1823 Esas, 2023/7920 Karar sayılı, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki onama, sanık ... hakındaki bozma ilâmının KALDIRILMASINA,
3.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.12.2022 tarihli hükümlerin kanun yolu incelemesinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gerektiği anlaşıldığından, bu sanıklar yönünden esası incelenmeyen dava dosyasının oybirliğiyle incelenmeksizin iadesine,
Dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!