WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/14910 E.  ,  2024/2737 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/4211 E., 2023/3587 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2022 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başka suçla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 21.12.2022 tarihli kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksu kılma suçundan kurulan hükmün; ''...1. CMK'nun 226.maddesi gereğince ek savunma hakkı verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Mağdur Samır Şükrı'nün 18 yaşını ikmal etmediğinden hareketle sanıklar hakkında TCK'nun 109/3-f madde ve fıkrası uygulanmış ise de; polis tarafından hazırlanan 11/06/2022 tarihli tutanak içeriğine göre mağdur Samır Şükri isimli şahsın yaşının 18'den büyük olduğunu, kemik yaşı sonrasında tespit edildiğinin belirtilmesi ve buna ilişkin bir raporunda bu tutanağa eklenmesi nedeniyle sanıklar hakkında bu madde ve fıkranın uygulanamayacağının gözetilmemesi, 3...sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun mağdur sayısınca ayrı ayrı değerlendirmesi gerekli iken hatalı olarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, 4. Sanıklar hakkında TCK'nun 109/2 maddesi gereğince belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden TCK'nun 109/3-a-b ve f maddeleri gereğince 1 kat artırım yapıldığında 4 yıl 12 ay olarak belirlenmesi gereken cezanın 5 yıl olarak belirlenmesi, devamında TCK'nun 43/2 maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapıldığında 5 yıl 15 ay olarak belirlenmesi gereken cezanın 6 yıl 3 ay olarak belirlenmesi,
...'' nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bölge adliye mahkemesi bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan iki kez 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek neticeten 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 21.03.2023 tarihli kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün; "...1... bağışık tutulma talebi olmayan sanığın duruşma gün ve saatinde hazır edilmeksizin karar verilerek savunma hakkının bu şekilde kısıtlanması suretiyle karar verilmesi, 2.Sanığın, bozma kararı sonrası müşteki sayısınca ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek CMK'nun 326-son maddesi uyarınca neticeden ayrı ayrı 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği oysaki sanığın bozma sonrası yeniden yapılan yargılamada aleyhe istinaf başvurusu olmadığından CMK'nun 283/1 madde ve fıkrası uyarınca hükmolunan cezanın 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bölge adliye mahkemesi bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan iki kez 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek neticeten 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın cezasının 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infazına karar verilmiştir.
7. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 05.12.2023 tarihli kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, delillerin hukuka aykırı şekilde elde edildiğine, sanığın mahkumiyetine yeterli somut delil bulunmadığına, eksik ve hatalı inceleme sonucu karar verildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, re'sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Dava konusu olay; kaçak yollarla İtalya'ya gitmek isteyen mağdurların bu isteklerini Beşir isimli arkadaşlarına ilettikleri, arkadaşlarının yönlendirmesi ile sanığın bulunduğu eve vardıkları, sanık ...' ın hakkındaki hüküm kesinleşen diğer sanık Necibullah ve kimlikleri tespit edilemeyen başka şahıslarla birlikte mağdurları rehin aldığı, mağdurların on iki gün boyunca evde zorla tutuldukları, telefon aracılığıyla ailelerinden fidye istendiği, son olarak bir fırsatını bularak telefonuna ulaşan mağdurların haber vermesi ile polis tarafından yapılan operasyon neticesinde kurtarıldıkları iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
İlk derece mahkemesince sanık ...' ın, hakkındaki hüküm Yargıtay onamasından geçerek kesinleşen diğer sanık Necibullah ve haklarında ayrıca soruşturma yürütülen meçhul şüphelilerle birlikte hareket ederek, müştekilerin ellerini ve ayaklarını bağladıkları, müştekilerin dirençlerinin kırıldığı, müştekilerin bu şekilde alıkonuldukları kabul edilerek sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiş ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Dava dosyası içeriği, müştekilerin anlatımları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin gerekçesi isabetli bulunmakla, sanık müdafiinin, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, delillerin hukuka aykırı şekilde elde edildiğine, sanığın mahkumiyetine yeterli somut delil bulunmadığına, eksik ve hatalı inceleme sonucu karar verildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının miktarı dikkate alındığında; erteleme, seçenek yaptırımlara çevrilme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı nazara alındığında, sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
4. Sanık hakkında ilk derece mahkemesince hüküm kurulduktan sonra 5271 sayılı Kanun' un 283 maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle toplam cezanın 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç cezanın 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası olarak belirlenmesi ve devamında infazın bu ceza üzerinden yapılmasına karar verilmesi ve kazanılmış hak uygulamasına ilişkin kanun maddesinin hatalı gösterilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de; bu hususun 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün 4 numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi' nin 13.09.2023 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği hüküm fıkrasından 4 nolu bendin çıkarılması ve 5 nolu bentte bulunan "gözetilerek" ibaresinden sonra gelmek üzere "5271 sayılı Kanun' un 283 üncü maddesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle; Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2024 tarihinde karar verildi.