8. Ceza Dairesi 2024/149 E. , 2024/1521 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/154 E., 2016/34 K.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli kararı ile;
a. Sanık ... hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
b. Sanıklar Rıdvan ve Özlem hakkında parada sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği ; somut bir nedene dayanmamaktadır.
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği ; sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği ; sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, olay tarihinde sanıkların ve dava dışı suça sürüklenen çocuk ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde katılanlara ait işletmelerde alışveriş yapıp 2 adet sahte 100,00 TL para verdikleri, suçtan zarar gören Beytullah'ın sahte parayı fark edip iade ettiği ve aracı ihbar etmesi ile aracın durdurulduğu, sanıkların olduğu araçta 4 adet aynı seri numaralı sahte 100.00 TL ele geçirildiği bu suretle atılı suçları işledikleri iddiasına ilişkindir.
2.T.C. ... Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporları ile ele geçirilen banknotun sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
3.13.08.2015 tarihli teşhis tutanağında; katılan ...'nin sahte parayı veren kişi olarak gösterilen fotoğraflardan 2 numaradaki fotoğrafta yer alan kişi olarak ...'ı teşhis ettiği görülmüştür.
4.12.08.2015 tarihli olay, yakalama, üst ve araç arama ve el koyma ve teslim tutanağına göre araçta yapılan aramada aracın sol ön kapı sepetliğinde yapılan inceleme sonucunda sahte olduğu anlaşılan 100 TL’ lik 4 adet banknot paraya el konulduğunun belirtildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Ele geçen sahte para miktarı, meydana gelen zararın ağırlığı ve suç işleme kastının yoğunluğu gözetilerek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır
1.Sanığın ikrarı, katılanların beyanları, araç arama tutanağı, ...'nın raporu ile araçta ele geçirilen sahte paralar ile katılanlara verilen sahte paraların aynı seri numaralı olması hususları ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, Mahkeme kabulünün yerinde olduğu, anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görülmemiş sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
Sanıklar hakkında verilen beraat kararına karşı, sanıklar müdafilerinin temyiz talebinin sadece sanıklar lehine vekalet ücreti hükmolunmaması ile sınırlı olduğu ve temyizde hukuki yararı bulunduğu kabul edilmekle yapılan incelede;
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer verilen; ''Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren sanıklar lehine hazine aleyhine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarih, kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında (1) numaralı paragraftan sonra gelmek üzere ikinci paragrafa; “Sanıklar .... ve ...kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 3.600,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden tahsili ile sanıklara ayrı ayrı verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİİNE, 20.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!