8. Ceza Dairesi 2024/146 E. , 2024/2186 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/686 E., 2016/470 K.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (1412 sayılı Kanun) hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 07.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın, başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma ve zincirleme şekilde sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından cezalandırılması, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi talep olunmuştur.
2. Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli, 2015/686 Esas ve 2016/470 Karar sayılı kararı ile sanığın, başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan, 3 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, zincirleme şekilde sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan, 5 yıl hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. İlgili kararın, sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin, 03.10.2023 tarihli kararı ile ''Sahte banka veya kredi kartı üretmek ve kullanmak suçlarının mağduru muhatap banka olup iddianamede belirtilen banka kartlarının Odea Bank'a ait olması karşısında, suçtan zarar görme ihtimali bulunan ve duruşmadan da haberdar edilmeyen adı geçen bankanın yokluğunda verilen hükümlerin tebliğ edilmesi gerektiği " gerekçesi ile dosyanın tevdiine karar verilmiştir.
5. Tevdii kararı üzerine, mahkeme tarafından eksiklik giderilmiş, ancak bankanın herhangi bir temyiz talebi olmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, üst yazı ile dosya incelenmek üzere yeniden Dairemize tevzi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
Sanık 11.11.2016 tarihli dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, katılanın kimlik bilgilerini bir şekilde ele geçiren sanığın, telefon bankacılığı ile katılan adına Odeo Bankasına kredi kartı başvurusunda bulunduğu ve tahsis edilen sahte kredi kartını teslim alarak değişik zamanlarda kullandığı iddiasına ilişkindir.
2. Katılan ...'ya ait Odeobank 5273 **** **** 9880 numaralı kredi kartının, 09.11.2013 tarihinde, telefonla müracaat yoluyla yapılan başvuru üzerine tahsis edildiği, aramanın 0 554 *** ** 43 numaralı telefondan yapıldığı, kartın yine katılan adına, Sarısu Mahallesi, 153. Sokak, Tulip Rezidans, No:3 Konayaaltı/Antalya adresine teslim edildiği, karttan farklı tarihlerde harcama ve nakit avans çekimi yapıldığı banka ile yapılan yazışmalar ve ekinde sunulan belgeler ve hesap özeti dökümleri ile belirlenmiştir.
3. İlgili GSM operatörü ile yapılan yazışmalar neticesinde, aramayı yapan 0 554 *** ** 43 numaralı hattın sanık adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
4. Yapılan araştırmalar neticesinde, kartın teslimat adresinin katılana ait olmadığı, adreste kimsenin bulunmadığı belirlenmiştir.
5. Suça konu kart borcu nedeni ile katılana yönelik olarak Antalya 9 . İcra Müdürlüğünün 2014/ dosyası üzerinden 18.06.2014 tarihinde icra takibi başlatıldığına dair belgeler dosya içerisine alınmıştır.
6. Katılanın, 19.01.2015 tarihinde şikayetçi olduğu dilekçesi ile sabittir.
7. Sanık yine aynı katılana yönelik, kredi kartını çalarak kullandığından dolayı, Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/813 Esas, 2012/955 Karar sayılı kararı ile, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan ceza almış ve karar Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir.
8. Sanık savunmasında "Katılan kredi kartı talep etmek isteyince, onun yanında bankayı telefonla aradım. Onun kimlik bilgilerini vererek kredi kartı talebinde bulundum, tüm bunlar katılanın yanında onun bilgisiyle oldu. Bu talep üzerine gönderilen kredi kartını da katılan kullandı, ben kullanmadım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden;
Dosyadaki olgular itibari ile, katılan ...'ya ait kimlik bilgilerini ele geçiren sanığın, telefon bankacılığı aracılığı ile Odeobanka başvurarak katılan adına kredi kartı talebinde bulunduğu, akabinde tahsis edilmesini sağladığı sahte kartı kuryeden teslim alarak farklı tarihlerde harcama ve nakit avans çekimi yaptığı, kart başvurusu için arayan 0 554 *** ** 43 numaralı hattın sanık adına kayıtlı olduğu sabittir.
Sanık her ne kadar "Katılanın yanında başvuru yaptığını, kartı da alarak ona teslim ettiğini, kullanmadığını" beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de; yapılan araştırmalar neticesinde, kartın teslimat adresinin katılana ait olmadığının ve adreste kimsenin bulunmadığının belirlenmesi karşısında, katılanın, kendisine ait kredi kartının, başka bir adrese gönderilmesini istemesinin mümkün olmadığı, şikayet tarihinin, katılanın "Olaydan hakkında icra takibi yapıldıktan sonra bilgi sahibi olduğu" yönündeki iddialarını doğruladığı ve sanığın daha önce de katılana ait kredi kartını rıza dışı kullanmasından dolayı yargılanıp cezalandırıldığı, bu bağlamda sanığın eylemlerinin sabit olduğu ve başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında, sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlama suçunun ise anılan maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenerek, birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu anlaşılmakla, mahkemenin sübuta ilişkin kabulünde ve suçların vasfında herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Diğer Yönlerden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Tekerrüre esas alınan Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2008/48 Esas, 2010/762 Karar sayılı ilamına konu hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun, hükümden sonra, 02.12.2016 tarihli ve Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren, 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre, uzlaştırma kapsamına alınması üzerine, suça ilişkin mahkemesince uyarlama yargılaması yapılarak ek karar ile düşme kararı verildiği ve bu nedenle tekerrüre esas alınması hukuka aykırı bulunmuş ise de, sanığın adli sicil kaydında yer alan 24.05.2011 kesinleşme tarihli, Antalya Kemer 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2006/184 Esas, 2011/81 Karar sayılı kararı ile, başkasına ait banka kartını rıza dışı kullanma suçundan almış olduğu 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyetin tekerrüre esas olduğu anlaşılmış ve bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 322 inci maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli, 2015/686 Esas ve 2016/470 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hükmün tekerrüre ilişin 1 inci kısmının dördüncü fıkrasında ve 2 nci kısmının beşinci fıkrasında yer alan "Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/02/2011 tarihinde kesinleşen ve 31/10/2012 tarihinde yerine getirilen 2008/48-2010/762 sayılı kararıyla güveni kötüye kullanma suçundan 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve bu cezasının tekerrüre esas teşkil ettiği" ibaresinin çıkarılarak, yerine " 24.05.2011 kesinleşme tarihli, Antalya Kemer 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2006/184 Esas, 2011/81 Karar sayılı kararı ile, başkasına ait banka kartını rıza dışı kullanma suçundan almış olduğu 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyetin tekerrüre esas olduğu" ibaresi eklenmek suretiyle suretiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!