WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/14329 E.  ,  2024/6631 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/422 Esas, 2020/333 Karar
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
İNCELEME KONUSU KARAR:Mahkumiyet
KANUN YARARIBA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2020 tarihli, 2019/422 Esas ve 2020/333 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen 2 yıl 1 ay hapis cezasından, İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve 2019/248 Esas, 2019/377 Karar sayılı kararı ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası mahsup edilerek sonuç olarak 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 17.11.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 290.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40830 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40830 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre, sanığın 27.10.2017 tarihli uyuşturucu madde kullanmak eylemi ile ilgili olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2018 tarihli kararı ile hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesi sonrasında, erteleme süresi içerisinde yeniden aynı nitelikte suç işlemesi nedeniyle açılan kamu davası sonunda yapılan yargılamada, İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve 2019/248 Esas, 2019/377 sayılı Kararı ile mahkumiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, mahkumiyete konu suçun 27.10.2017 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin ise 14.03.2019 tarihinde düzenlendiği, diğer taraftan incelemeye esas İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/422 Esas, 2020/33 sayılı dosyasındaki aynı neviden suçun 10/08/2018 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin ise 14.05.2019 tarihinde düzenlendiği, bu halde; sanığın bahse konu eylemlerinin ilk hukukî kesintiyi oluşturan İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/248 Esas sayılı dosya kapsamında yer alan 14.03.2019 tarihli iddianameden önce olması karşısında, sanık hakkında tek bir uyuşturucu madde kullanmak suçundan mahkûmiyet kararı verilip, zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği, İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2020 tarihli kararı ile de anılan gerekçe ile önceki mahkumiyete konu hapis cezası mahsup edilmek suretiyle sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Aynı sanık hakkında farklı tarihlerdeki suçları nedeniyle ilkinde mahkumiyetine karar verildikten sonra bu defa ikinci eylemden dolayı yapılan yargılamada zincirleme suç hükümleri uygulanmak ve ilk verilen ceza mahsup edilmek suretiyle cezalandırılmasına karar verilmesi sonucu iki farklı ceza uygulanmış ise de,
İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/248 Esas sayılı dava dosyasında neticeten hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kurulan hükmün henüz hukukî bir sonuç doğurmadığı, mahkemesince verilen hükmün askıda olduğu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesine karar verileceği, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde ise 5271 sayılı Kanun’un 231/11 inci maddesi uyarınca mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verileceği ve söz konusu hükmün açıklanmasından sonra hukukî sonuçlarını doğurmaya başlayacağı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesin hükmün sonuçlarını doğurmadığından mahsubun hüküm açıklandığı taktirde İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/248 Esas sayılı dava dosyasında değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından mahsup koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında 10.08.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 14.05.2019 tarihli, 2019/71461 Soruşturma, 2019/30205 Esas, 2019/24515 sayılı İddianamesi ile hakkında daha önceden gerçekleştirdiği ... nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının ihlal edilip dava açılması sebebiyle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.10.2020 tarihli, 2019/422 Esas ve 2020/333 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen 2 yıl 1 ay hapis cezasından, eylemlerin zincirleme şeklinde gerçekleştirildiği kabul edilerek İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve 2019/248 Esas, 2019/377 Karar sayılı kararı ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası mahsup edilerek sonuç olarak 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 17.11.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
C. Dosya arasındaki İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve 2019/248 Esas, 2019/377 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
Şüpheli hakkında, 27.10.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2018 tarihli Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, karar verildiği, şüphelinin 05.08.2018 tarihinde yeniden aynı cins suçu işlemesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2019 tarihli iddianamesi ile İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve 2019/248 Esas, 2019/377 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 31.05.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
D. Aralarında hukuki kesinti bulunmayan 27.10.2017 ve 10.08.2018 tarihli eylemlerin zincirleme olarak işlendiği hususu sabit olmakla birlikte kanun yararına bozma incelemesine konu İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2020 tarihli, 2019/422 Esas ve 2020/333 Karar sayılı kararında hüküm kurulduğu esnada belirlenen ceza miktarından, İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/248 Esas, 2019/377 Karar sayılı dosyasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsup edildiğinin anaşılması karşısında; İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/248 Esas sayılı dosyasında verilen kararın henüz hukukî bir sonuç doğurmadığı, mahkemesince verilen hükmün askıda olduğu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesine karar verileceği, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde ise 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verileceği ve söz konusu hükmün açıklanmasından sonra hukukî sonuçlarını doğurmaya başlayacağı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesin hükmün sonuçlarını doğurmadığından mahsubun ancak hüküm açıklandığı taktirde değerlendirilebileceği anlaşıldığından mahsup koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul Anadolu 68. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2020 tarihli, 2019/422 Esas ve 2020/333 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2024 tarihinde karar verildi.