WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/14287 E.  ,  2024/5195 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/1006 Esas ve 2018/118 Karar
HÜKÜMLÜ : ...
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
İNCELEME KONUSU KARAR:Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2018 tarihli ve 2017/1006 Esas ve 2018/118 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 19.03.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/32743 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/32743 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Sanığın inceleme konusu 09.10.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiası ile yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6 ncı maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 24.10.2017 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesince mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Sanığın evvelce 12.07.2014 tarihinde uyuşturucu madde bulundurduğu gerekçesiyle hakkında yapılan soruşturma neticesinde, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 14/08/2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması kararının verildiği, ancak sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere ve uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmayıp, ihlal ettiğinden bahisle infaz kayıtlarının kapatılarak bildirimde bulunulması üzerine, sanık hakkında kamu davası açıldığı, açılan kamu davası sonucunda İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve 2015/544 Esas ve 2015/418 sayılı Kararı ile ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla, sanık hakkında ilk eylemi nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliğinin ortadan kalkmış olduğu, anılan kararın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/6 ncı maddesi maddesi uygulamasına esas alınamayacağından 09.10.2017 tarihli eylem nedeniyle doğrudan kamu davası açılamayacağı, bundan sonra sanık hakkında verilecek ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden, Cumhuriyet Savcılıklarınca soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A.Şüpheli hakkında 09.07.2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 24.10.2017
tarihli, 2017/108472 Soruşturma, 2017/38741 Esas, 2017/28979 sayılı İddianamesi ile hakkında daha önceden işlediği 12.07.2014 tarihli eylemi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının ihlal edilip dava açılması sebebiyle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.02.2018 tarihli ve 2017/1006 Esas ve 2018/118 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 19.03.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
C. Hükümlünün denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbarı üzerine, İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2019 tarihli 2017/1006 Esas ve 2018/118 Karar sayıl Ek kararıyla hapis cezasının aynen infazına karar verildiği, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/443 Değişik İş sayılı kararı ile sanığın aynen infaz kararına karşı itirazının kesin reddine olarak karar verildiği Anlaşılmıştır.
C. Dava dosyası kapsamına göre;
Somut olayda şüpheli hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca daha önceden 12.07.2014 tarihinde gerçekleştirdiği kullanmak için uyuşturucu madde eylemi nedeniyle verilen 14.08.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın ihlali üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2015 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının sonucunda İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve 2015/544 Esas ve 2015/418 Karar sayılı kararı ile etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak '' ceza verilmesine yer olmadığına'' karar verildiği ve kararın 11.11.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Kanun yararına bozma istemine konu 09.07.2017 tarihli eyleme ilişkin kamu davasının bahsi geçen kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın ihlal nedeniyle ortadan kalması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan açılması karşısında, İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli "ceza verilmesine yer olmadığına" kararı karşısında sanık hakkında verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliğinin kalmadığı, sanığın 09.07.2017 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında "kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması" kararı verilmeksizin doğrudan kamu davası açılamayacağı, mahkemece kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" dair karar verilmek üzere İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin aynen infaza ilişkin 15.03.2019 tarihli 2017/1006 Esas ve 2018/118 Karar sayılı ek kararıyla bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/443 Değişik İş sayılı kararının hukuki değerden yoksun oldukları belirlenerek, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2018 tarihli ve 2017/1006 Esas ve 2018/118 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2024 tarihinde karar verildi.

...