8. Ceza Dairesi 2024/14261 E. , 2024/4535 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/267 Esas, 2021/417 Karar
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İzmir 2. Çocuk Mahkemesinin,30.09.2021 tarihli ve 2021/267 Esas, 2021/417 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 28.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.02.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/28697 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/28697 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, İzmir 2. Çocuk Mahkemesinin anılan kararına konu İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2019 tarihli iddianamesi ile 21.01.2019 tarihli eylemi nedeniyle sanık hakkında daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve aynı suçtan yargılamasının bulunduğu gerekçesiyle yeni bir erteleme kararı verilmeden 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davası açılmasını müteakip, sanık hakkında aynı suçtan cezalandırılması talebi ile başka açılmış bir kamu davası veya İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2019 tarihli iddianamesinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına yönelik bir olay ve ikinci suça ilişkin anlatım bulunmamasına rağmen, anılan Mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince artırım yapılarak suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesinde yer alan, "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, suça sürüklenen çocuk hakkında talep edilmeyen ve iddianamede anlatılış tarzına göre unsurları da gösterilmeyen zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapılarak suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Suça sürüklenen çocuk hakkında 21.01.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2019 tarihli, 2019/37291 soruşturma, 2019/16246 Esas, 2019/744 sayılı İddianamesi ile hakkında daha önceden işlediği suçtan dolayı soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının ihlal edilip dava açılması sebebiyle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan İzmir 2. Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. İzmir 2. Çocuk Mahkemesinin 04.07.2019 tarihli ve 2019/233 Esas, 2019/386 sayılı Kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 19.09.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
C. Suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 16.12.2019 tarihinde kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçunu işlediği ve yapılan yargılama sonucunda kurulan mahkumiyet hükmünün kesinleştiğinin ihbarı üzerine, İzmir 2. Çocuk Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 30.09.2021 tarihli ve 2021/267 Esas, 2021/417 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın 28.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
D. Ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza davası, dava açan belge niteliğindeki icra ceza mahkemesine verilen şikâyet dilekçesi, son soruşturmanın açılması kararı gibi istisnai hükümler dışında kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Anılan Kanun'un 170 inci maddesinin dördüncü fıkrasında da "İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır." düzenlemesine yer verilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinde ise "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu madde gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir.
Anılan kanuni düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açık aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda; iddianame içeriğinde, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sanık hakkındaki 21.01.2019 tarihli eyleme ilişkin olarak fiil anlatımı bulunsa da, başkaca bir eyleme ilişkin fiil anlatımı ve 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı, suç tarihi olarak da yalnızca 21.01.2019 tarihli eylemin belirtildiği halde suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında yazılı zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüşür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.İzmir 2. Çocuk Mahkemesinin,30.09.2021 tarihli ve 2021/267 Esas, 2021/417 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!