8. Ceza Dairesi 2024/14243 E. , 2024/3342 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/266 Esas, 2021/318 Karar
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
İNCELEME KONUSU KARAR:Mahkumiyet
KANUN YARARIBA BOZMA
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli ve 2020/266 Esas, 2021/318 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un, 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmünün, istinaf edilmeksizin 14.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.11.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/150458 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 6.01.2023 tarihli ve KYB-2022/150458 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1. Kayden 15/03/1998 doğumlu olan ve suçun işlendiği 16.11.2012 tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu için öngürülen cezasının miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca asli dava zamanaşımı süresinin 4 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 6 yıl olduğu, bu haliyle suçun işlendiği 16/11/2012 tarihinden mahkumiyet kararının verildiği 21.09.2021 tarihine kadar 6 yıl olan olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu cihetle, davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de,
2. Suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve suçun işlendiği tarihte 15 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanunu’nun 50/3 üncü maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme gereğince, anılan maddenin 1 inci fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.
” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 16.11.2012 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2013 tarihli ve 2013/544 Soruşturma, 2013/424 Esas, 2013/58 sayılı iddianamesi ile Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B.Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2013 tarihli ve 2013/139 Esas, 2013/211 Karar sayılı kararı ile,Suça sürüklenen çocuk hakkında değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 06.05.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği ve infaza gönderildiği, sanığın denetimi ihlal ettiğinin belirtilmesi nedeniyle 04.09.2013 tarihinde tensip zaptı düzenlenerek dosya yeniden ele alınmış, Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2013 tarihli ve 2013/139 Esas, 2013/211 Karar sayılı Ek Kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin devamına karar verilmiş karar 11.10.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşerek, infazı için yeniden Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
C. Suça sürüklenen çocuk hakkında, tedbirin gereklerine uymadığının bildirilmesi üzerine dosya ele alınarak 17.07.2014 tarihinde tensip zaptı düzenlenmiş,Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli ve 2014/386 Esas, 2014/482 Karar sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmünün, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, karar 28.03.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin tarihinde kesinleşmiştir.
D. Suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 09.02.2018 tarihinde işlediği " hakaret" ve '' mala zarar verme '' suçlarından cezalandırıldığının ve kararın 27.02.2019 tarihinde kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine;
Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 21.09.2021 tarihli ve 2020/266 Esas, 2021/318 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un, 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmünün, istinaf edilmeksizin 14.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
E. Dava dosyası kapsamına göre, kayden 15.03.1998 doğumlu suça sürüklenen çocuğun suç tarihi olan 16.11.2012 tarihi itibariyle 12-15 yaş grubu aralığında bulunduğu ve eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesinde tanımlanan cezanın türü ve üst sınırına göre, anılan Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının e bendi, ikinci fıkrası, 67 nci madddesinin dördüncü fıkrasında uyarınca olağan dava zamanaşımının 4 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise 6 yıl olduğu anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların 191 inci maddenin ikinci fıkrasına 14.04.2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20 inci maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olduğu ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde , denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı dikkate alındığında;
Adalet Bakanlığınca kanun yararına bozma talebi hüküm tarihinde olağanüstü zamanaşımı süresinin dolması gerekçesine dayanmakta ise de; anılan olağanüstü kanun yolunda ''isteme bağlılık ilkesinin gözetilmesinde zorunluluk'' bulunmakla birlikte somut uyuşmazlıkta olağan zamanaşımı süresinin dolduğu ve kanun yararına bozma talebinin de zamanaşımı sebebiyle düşme kararı verilmesi gerektiğine dair gerekçeye dayanması itibariyle anılan ilkenin ihlal edilmediği gözetilerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğun sorgusunun yapıldığı 12.04.2013 tarihinden mahkûmiyet kararının verildiği tarihe kadar, denetimli serbestlik tedbirlerinin kesinleştiği tarihler ile birlikte duran süreler ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 28.03.2015 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlediği suç tarihi olan 09.02.2018 tarihi arasında duran süre eklendiğinde, karar tarihi itibariyle 4 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu belirlenmiştir.
Kabule göre de,
Suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve suçun işlendiği tarihte 15 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanunu’nun 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme gereğince, anılan maddenin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli ve 2020/266 Esas, 2021/318 Karar kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeni hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!