8. Ceza Dairesi 2024/14233 E. , 2024/3326 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/418 Esas, 2021/1367 Karar
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2021 tarihli ve 2019/418 Esas, 2021/1367 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün 02.12.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.11.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149208 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2022 tarihli ve KYB-2022/120757 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
".5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunun anılan Kanun'un 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanığın yakalama üzerine 12/09/2012 tarihinde sanığın savunmasının alındığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 02/12/2015 tarihi ile yeniden suç işlendiği 14/11/2016 tarihleri arasında 11 ay 12 gün durmasını müteakip, kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı, bu haliyle 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin ve suçun işlendiği 20/10/2007 tarihinde işlemeye başlayan 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 25/10/2021 olan hükmün açıklanması tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Sanık hakkında, 27.10.2007 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Keşan Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2008 tarihli ve 2008/1127 Soruşturma, 2008/646 Esas, 2008/299 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılmıştır.
B. Yapılan yargılama sonucunda, Keşan Sulh Ceza Mahkemesinin 25.11.2009 tarihli ve 2008/327 Esas, 2009/824 Karar sayılı kararı ile; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, karar, 30.12.2009 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşerek, infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir. Sanığın denetimi ihlal ettiğinin belirtilmesi nedeniyle 08.07.2011 tarihinde tensip zaptı düzenlenerek dosya yeniden ele alınmış, Keşan Sulh Ceza Mahkemesinin 28.11.2012 tarihli ve 2008/327 Esas, 2009/824 Karar sayılı ek kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin devamına karar verilmiş, karar 21.12.2012 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşerek, infazı için yeniden Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
C. Sanığın tedbirin gereklerine uymadığının bildirilmesi üzerine dosya ele alınarak 16.10.2014 tarihinde tensip zaptı düzenlenmiş, Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.07.2015 tarihli ve 2014/577 Esas, 2015/425 Karar sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, karar 02.12.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin tarihinde kesinleşmiştir.
D. Sanığın denetim süresi içerisinde 14.11.2016 tarihinde işlediği uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırıldığının ve kararın 19.04.2019 tarihinde kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine;
Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.10.2021 tarihli ve 2019/418 Esas, 2021/1367 Karar sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm, istinaf edilmeksizin 09.05.2022 tarihinde kesinleşmiştir.
E. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıl olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların 191 inci maddenin ikinci fıkrasına 14.04.2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20 inci maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olduğu ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı dikkate alındığında;
Sanığın sorgusunun yapıldığı 28.10.2008 tarihinden mahkûmiyet kararının verildiği tarihe kadar, denetimli serbestlik tedbirlerinin kesinleştiği tarihler ile birlikte duran süreler ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 02.12.2015 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlediği suç tarihi olan 14.11.2016 tarihi arasında duran süre eklendiğinde, karar tarihi itibariyle 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu belirlenmiştir.
F. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Keşan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2021 tarihli ve 2019/418 Esas, 2021/1367 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE" şeklinde değiştirilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!