WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/14216 E.  ,  2024/3541 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/395 Esas, 2021/281 Karar
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Durma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli 2020/395 Esas, 2021/281 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, hakkında yapılan yargılama sonucunda kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına ilişkin kararının hükmün, itiraz edilmeksizin 20.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.12.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/156402 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/156402 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Her ne kadar Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli kararı ile sanığın son ihlal tarihinin 24.03.2020 tarihi olduğu, bu tarihte ülkemizde ve tüm dünyada Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle pandemi ilan edildiği, Hakimler ve Savcılar Kurulu kararı ile hak düşürücü sürelerin durmasına, duruşmaların ve keşiflerin ertelenmesine karar verilerek sürelerin durdurulduğu, sanığın bu süreçte denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat edemediği, bu nedenle ısrar şartının gerçekleşmemiş olduğu şeklinde gerekçesi ile “kamu davasının durmasına” karar verilmiş ise de;
Dosya kapsamına göre,
Şüpheli hakkında, 16.12.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 14.01.2020 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ayrıca “yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması” halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunun ihtar edilmesine karar verildiği, anılan bu kararın 28.01.2020 tarihinde şüpheliye usulüne uygun olarak tebliğ edildiği,
Şüpheliye gönderilen çağrı yazısının 19.02.2020 ve 04.03.2020 tarihlerinde bilinen ve Mernis adreslerine ayrı ayrı tebliğ edilmesine rağmen şüphelinin 10 günlük yasal süre içerisinde İnegöl Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmediğinden uyarılmasına karar verildiği, uyarı yazısının 12.03.2020 ve 24.03.2020 tarihlerinde bilinen ve Mernis adreslerine ayrı ayrı tebliğ edildiği, buna rağmen şüphelinin 10 günlük yasal süre içerisinde müracaat etmeyerek denetimli serbestlik tedbirini ısrarla ihlal etmesi nedeniyle dosyasının ihlalen kapatılarak ihlal nedeniyle hakkında kamu davası açıldığı,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ... hâlinde, hakkında kamu davası açılır." hükmüne yer verildiği, bu hali ile şüphelinin 2 kez uyarılmasına rağmen 2 defa yükümlülüklerini ihlal ettiği görüldüğünden, kullanmak için
uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan davada "kovuşturma şartı" olan "ısrar koşulu"nun gerçekleştiği, Hakimler ve Savcılar Kurulunca, pandemi döneminde hak düşürücü sürelerin durmasına, duruşmaların ve keşiflerin ertelenmesine karar verilerek sürelerin durdurulmasına ilişkin kararının denetimli serbestlik kapsamında iş ve işlemlerin yerine getirilmesine engel teşkil etmediği anlaşıldığından, yargılamaya devam olunarak esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 16.12.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2020 tarihli ve 2019/111890 Soruşturma, 2020/131 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 28.01.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği,
B. Tedbirin infazı amacıyla evrakın İnegöl Denetimli Serbestlik Şube müdürlüğüne gönderildiği, müdürlüğün 13.02.2020 tarihli çağrı yazının 19.02.2020 ve 04.03.2020 tarihlerinde tebliğ edildiği, 02.03.2020 tarihli uyarılı çağrı kağıdının ise 24.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 07.04.2020 tarihine kadar başvurmaması üzerine evrakın kapatılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına iade edildiği,
C. Evrakın iadesi üzerine şüphelinin yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği kabul edilerek, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 09.07.2020 tarihli ve 2019/111890 soruşturma, 2020/6587 Esas, 2020/11834 sayılı iddianamesi ile Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
D. Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.03.2021 tarihli 2020/395 Esas, 2021/281 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, hakkında yapılan yargılama sonucunda ''...Her ne kadar sanığın üzerine atılı kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçunu işlediği iddia olunarak eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 191/1. maddesi gereğince cezalandırılması talep edilmiş ise de, sanığın denetimli serbestlik müdürlüğünün çağrı ve uyarı yazılarına rağmen hakkında verilen erteleme kararını ihlal ettiğinden bahisle kamu davası açıldığı, sanığa uyarılı davetnamenin 24/03/2020 tarihinde bilinen ve mernis adresine tebliğ edildiği, 10 günlük yasal süre sonunda sanığın İnegöl Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmediği, tebliğ tarihi olan 24.03.2020 tarihinde ve 10 günlük başvuru süresinin sonunda Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle yargıda hak düşürücü sürelerin durdurulmasına karar verildiği, bu kapsamda denetimli serbestlik müdürlüğündeki sürelerin de durdurulduğu anlaşılmakla, '' kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına ilişkin kararının hükmün, itiraz edilmeksizin 20.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dava dosyası incelendiğinde;
26.03.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7226 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasının a bendi uyarınca; Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm sürelerin 13.03.2020 tarihinden.... 30.04.2020 tarihinde kadar durduğunun anlaşılması, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetimli serbestlik şube müdürlüklerince infazına dair işlemlerin doğurduğu sonuçlar itibariyle ''yargısal faaliyet'' niteliğinde olması, tedbire dair yükümlülükler kapsamında Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüklerine başvuru sürelerinin de anılan Kanun'da belirtilen yargısal faaliyet kapsamında ''zorunlu idari başvuru süreleri'' niteliğinde olması karşısında, somut olayda hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kapsamında İnegöl Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünce sanığa yapılan yukarıda belirtilen tebligat tarihleri, şüphelinin müdürlüğe başvurması gereken tarihler ve denetim evrakının kapatılma tarihleri dikkate alındığında şüphelinin müdürlüğe başvurması gereken sürelerin 7226 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasının "a" bendi uyarınca duran süreler kapsamında kaldığı ve bu süreler içerisinde sanığın müdürlüğe başvurmamasının 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının "a" bendi uyarınca kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi olarak kabul edilemeyeceğinden Mahkemenin kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle verdiği durma kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2024 tarihinde karar verildi.

...