8. Ceza Dairesi 2024/14215 E. , 2024/3553 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/491 Esas, 2019/509 Karar
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
İNCELEME KONUSU KARAR: Durma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2019 tarihli 2019/491 Esas, 2019/509 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, hakkında yapılan yargılama sonucunda kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına ilişkin kararının hükmün, itiraz edilmeksizin 11.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.12.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/156834 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/156834 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Sanığın daha önce 09/06/2016 tarihinde işlediği “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olarak, hakkında açılan kamu davasında, Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/04/2018 tarihli ve 2017/264 Esas, 2018/331 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5560 ve 5728 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/6. maddesinde öngörülen şartların gerçekleşmiş olduğundan bahisle 231/5. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 21.05.2018 tarihinde kesinleştiği,
Ancak daha sonra sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi gereği açılan işbu davaya konu olan “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar iddianamede atıf yapılan Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 tarihli kararının hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin olduğu ve bu yönden kesin hüküm niteliğinde olmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2019 tarihli ve 2019/491 Esas, 2019/509 sayılı kararı ile durma kararı verilmişse de, önceki verilen kararın genel hükümlere göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi kapsamında verilmiş olduğu, bu nedenle yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında bir karar verildikten sonra mahkûmiyet kararı verilmesi halinde önceki hükmün açıklanması için ihbarda bulunulabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.''
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A.Şüpheli hakkında 08.06.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 25.09.2019 tarihli, 2019/80677 soruşturma, 2019/30946 Esas, 2019/21995 sayılı iddianamesi ile hakkında daha önceden işlediği eylem nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının ihlal edilip dava açılması sebebiyle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.10.2019 tarihli 2019/491 Esas, 2019/509 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, hakkında yapılan yargılama sonucunda '' sanık hakkında atılı suçtan kamu davası açılmış ise de, sanık hakkında Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/264 Esas, 2018/331 Karar sayılı dosyasında aynı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve bu kararın 21/05/2018 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla iddianamede atıf yapılan Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/264 Esas -2018/331 Kararın kesin hüküm niteliğinde olmadığı, bu itibarla kovuşturma şartının gerçekleşmediği '' gerekçesiyle kamu davasının durmasına ilişkin kararının hükmün, itiraz edilmeksizin 11.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
C.Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/264 Esas, 2018/331 Karar sayılı dosyasının UYAP üzerinden yapılan incelenmesinde ise ;
Şüpheli hakkında, 09.06.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 29.08.2016 tarihli ve 2016/75280 Soruşturma, 2016/1837 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 07.09.2016 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, şüphelinin erteleme süresi içerisinde 25.12.2016 tarihinde tekrar aynı suçu işlediğinin tespit edilmesi, erteleme kararının kaldırılarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 14.04.2017 tarihli ve 2016/75280 soruşturma, 2017/10269 Esas, 2017/7743 sayılı iddianamesi ile Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 tarihli ve 2017/264 Esas, 2018/331 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 21.05.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
D.Dosya kapsamına göre, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 08.09.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, şüphelinin hakkında önceden 09.06.2016 tarihli eylemi dolayısıyla verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kaldırılarak Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı gerekçesiyle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılmıştır. Şüphelinin 09.06.2016 tarihli eyleme ilişkin olarak yapılan yargılama sonunda ise yukarıda anlatıldığı şekilde Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanılmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. İncelemeye konu 08.09.2019 tarihli suç öncesinde verilmiş bir kamu davasının ertelenmesi kararının bulunması ve kararın ihlalinden sonra düzenlenen iddianame sonrasında yapılan yargılamanın sonucunda hükmün açıklanılmasının geri bırakılmasına kararı verilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gereken dava şartının gerçekleşmiş olması, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 25.09.2019 tarihli iddianamesinin 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca düzenlenmesinde bir hukuka aykırılık bulunmaması, Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen ve kesinleşen hükmün açıklanılmasının geri bırakılması kararının da 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca verilmiş bir karar olmayıp genel hükümlere göre verilmiş bir karar olması karşısında, yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında bir karar verildikten sonra mahkûmiyet kararı verilmesi halinde önceki hükmün açıklanması için ihbarda bulunulabileceği gözetilmeden, Kanun'a aykırı gerekçeyle durma kararı verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2019 tarihli 2019/491 Esas, 2019/509 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!