WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/14210 E.  ,  2024/3322 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/237 Esas, 2020/352 Karar
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin,22.10.2020 tarihli ve 2020/237 Esas, 2020/352 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanılmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 31.10.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.12.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB- 2022/161715 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB- 2022/161715 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın sabıkasız olduğundan bahisle 5271 sayılı Kanun'un 231/5 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, dosya kapsamında bulunan ve karara esas alınan adli sicil kaydının dosya ile ilgisi bulunmayan Hüseyin Yaşar isimli kişiye ait olduğu, sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde, sanık hakkında verilen Elazığ 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2019 tarihli ve 2019/182 Esas, 2019/627 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 16.11.2019 tarihinde kesinleştiği ve işbu incelemeye konu suçun denetim süresi içerisinde 14.03.2020 tarihinde işlendiğinin anlaşılması karşısında, yasal koşulları oluşmadığı gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında 14.03.2020 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2020 tarihli, 2020/4163 soruşturma, 2020/1938 Esas, 2020/1374 sayılı iddianamesi ile hakkında daha önceden aynı neviden suçu işlemesi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının ihlal edilip dava açılması sebebiyle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.10.2020 tarihli ve 2020/237 Esas, 2020/352 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanılmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 31.10.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
C. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle,
Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,
Suçun 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin ondördüncü fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının olmaması,
Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır.
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanunun 72 nci maddesiyle eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklinde düzenleme eklenmiştir.
Anılan Kanun'un gerekçesi şöyledir;
“Söz konusu maddenin uygulamasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar hakkında işledikleri diğer suçlardan dolayı da birçok kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği görülmektedir. Yapılması öngörülen değişiklikle, bu uygulamaya son verilmesi ve denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilememesi amaçlanmaktadır. Kişinin işlediği ikinci suçun denetim süresi içinde işlenip işlenmediğinin önemi bulunmamaktadır. Daha önceden işlenen suçlar bakımından da bu yasak uygulanacaktır.''
Bu hükmün amacı, suç failinin birden fazla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumundan yararlanmasının önüne geçmek olup, maddenin lafzı ile madde gerekçesinin içeriğine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde, sanık hakkında tatbik edilmesi zorunlu olan 5 yıllık denetim tedbirine tabi tutulması şartının yerine getirilmesi sırasında, sanık hakkında kasıtlı başka bir suçtan dolayı bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecektir
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın adli sicil kaydına göre sanık hakkında verilen Elazığ 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2019 tarihli ve 2019/182 Esas, 2019/627 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 16.11.2019 tarihinde kesinleştiği ve işbu incelemeye konu suçun denetim süresi içerisinde 14.03.2020 tarihinde işlendiğinin anlaşılması karşısında, nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasındaki, “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince bu suç yönünden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2020 tarihli ve 2020/237 Esas, 2020/352 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2024 tarihinde karar verildi.