8. Ceza Dairesi 2024/14209 E. , 2024/3801 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/255 Esas, 2021/148 Karar
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
İNCELEME KONUSU KARAR:Mahkumiyet
KANUN YARARIBA BOZMA
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli ve 2020/255 Esas, 2021/148 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 28.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.12.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/158248 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/158248 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“..somut olayda, uyarılı ilk başvuru davetiyesinin 25.06.2015 tarihinde sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesinden itibaren 10 gün içerisinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmemesi üzerine, yükümlülüklerine uymadığından bahisle dava açıldığı anlaşıldığından, usulüne uygun olarak ikinci kez uyarılı başvuru davetiyesi gönderilmeyen sanık hakkında yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etme şartının gerçekleşmediği gözetilerek durma kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 14.11.2008 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2008 tarihli ve 2008/114215 Soruşturma, 2008/53100 Esas, 2008/21498 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
B. İzmir 12. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.07.2010 tarihli ve 2009/686 Esas, 2010/1292 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 02.02.2011 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesinden sonra infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, sanığın yükümlülüklerini yerine getirmediğinin belirlenmesi üzerine evrakın yeniden yargılama yapılma üzere İzmir 12. Sulh Ceza Mahkemesi'ne gönderildiği, İzmir 12. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.09.2012 tarihli, 2012/130 Esas, 2012/1531 Karar sayılı kararı ile tedbirin devamına karar verdiği, kararın 02.10.2012 de kesinleşmesi üzerine sanığın tebligata yarar adresi bulunmadığından denetimli serbestlik tedbirinin bila infaz iadesine karar verilmesi üzerine, İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli ve 2015/56 Esas, 2015/249 Karar sayılı kararı ile yeniden tedbirin devamı yönünde karar verdiği ve kararın 15.05.2015 tarihinde kesinleştiği,
C. Denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanılmak üzere Karşıya Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 15.06.2015 tarihli çağrı yazısının 25.06.2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın müdürlüğe başvurmaması nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 27.07.2015 tarihli kararıyla dosyanın kapatılmasına karar verildiği,
D. İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2015/710 Esas, 2016/204 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 23.06.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
E. Sanığın denetim süresi içersinde '' kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma '' suçunu işlediğinin ihbarı üzerine İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 21.09.2021 tarihli ve 2020/255 Esas, 2021/148 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 28.10.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
F. 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra, fakat 10.11.2021 tarihli ve 31655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesinden önce kapatılmış infaz dosyalarında; Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan çağrı yazısının usulüne uygun tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe başvurmaması halinde, uyarılı ikinci çağrı yazısının tebliğe çıkarılacağı, ikinci tebligatın usulüne uygun yapılması ve şüphelinin müdürlüğe başvurmaması üzerine infaz dosyasının kapatılacağı, bu durumda ısrar şartının gerçekleşmiş olacağı, somut olayda, Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının tebliği üzerine şüphelinin müdürlüğe başvurmadığı, bu durumda yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen başvuruda bulunmadığı veya yeniden yükümlülük ihlalinde bulunduğu takdirde denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar ettiğinin kabul edilebileceğinden tek çağrıya uymayan sanık yönünden "ısrar şartı"nın gerçekleşmediği anlaşıldığından, Mahkemece tedbirin infazının devamına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hükmün açıklanarak mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.09.2021 tarihli ve 2020/255 Esas, 2021/148 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!