8. Ceza Dairesi 2024/14204 E. , 2024/3125 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/484 Değişik İş
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin16.10.2018 tarihli ve 2018/1021 Esas, 2018/1019 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine dair kararının 09.03.2019 tarihinde kesinleşmesinin ardından denetim süresi içinde 05.07.2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, bahse konu hapis cezasının aynen infazına dair Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2019 tarihli ve 2018/1021 Esas, 2018/1019 Karar sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesince 13.02.2020 tarihli ve 2020/484 Değişik İş sayılı kararı ile kesin olarak reddedildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.02.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/17889 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/17889 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Sanığın 30/04/2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08/06/2015 tarihli ve 2015/50244 soruşturma, 2015/3090 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve erteleme süresi içinde 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, 01/01/2016 tarihinde kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçunu işlediğinden bahisle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 02/09/2016 tarihli ve 2015/50244 soruşturma, 2016/27613 esas, 2016/22854 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasınını yapılan yargılaması sonucunda sanığın, İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/11/2017 tarihli ve 2016/735 esas, 2017/663 sayılı kararı ile mahkûmiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, anılan kararın 12/12/2017 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde 22/05/2018 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, sanığın mahkûmiyetine ilişkin İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/05/2019 tarihli ve 2019/285 esas, 2019/568 sayılı kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 02/10/2020 tarihli ve 2020/1698 esas, 2020/2557 sayılı kararı ile, sanığın ihlal olarak nitelendirilen 01/01/2016 tarihli eylemine dair suç teşkil eden hiçbir delil olmadığı, dolayısıyla da kamu davasının açılmasının ertelenmesinin ihlal edilmediğinden bahisle bozulması sonrasında yapılan yargılamanın derdest olduğu,
Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/12/2019 tarihli kararına konu suç tarihinin 22/05/2018 olması karşısında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08/06/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın ihlali niteliğinde olduğu kabul edilecek olsa dahi, söz konusu kararın sanığa tebliğ edilmediği, dolayısıyla da kesinleşmediği ve sanık hakkında söz konusu tarih itibarıyla verilmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan kamu davası açılamayacağı, sanığın gerçekleştirmiş olduğu 30/04/2015 ve 22/05/2018 tarihli eylemlerine ilişkin ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ile usulüne uygun tebliğ ve devamı işlemlerin icrası için kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilemeyeceğinden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
Kabule göre de;
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08/06/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın usulüne uygun kesinleştiğinin kabul edilse dahi, Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/12/2019 tarihli kararına konu suçun 22/05/2018 tarihinde, dolayısıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen erteleme kararının denetim süresi içerisinde işlendiği, bu durumda da ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında 22.05.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Menemen Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2018 tarihli ve 2018/2937 soruşturma, 2018/1485 esas, 2018/1476 sayılı iddianamesi ile hakkında daha önceden işlediği 30.04.2015 tarihli eylemi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının ihlal edilip dava açılması sebebiyle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin16.10.2018 tarihli ve 2018/1021 Esas, 2018/1019 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine dair kararının 09.03.2019 tarihinde kesinleşmesinin ardından denetim süresi içinde 05.07.2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, bahse konu hapis cezasının aynen infazına dair Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2019 tarihli ve 2018/1021 Esas, 2018/1019 Karar sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararınına bozma istemine konu 13.02.2020 tarihli ve 2020/484 Değişik İş sayılı kararı ile kesin olarak reddedildiği anlaşılmıştır.
C. Dava dosyası kapsamına göre;
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi uyarınca, "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı kanun yoluna başvuru süreleri yanıltmaya sebep olmayacak şekilde itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu kararın ihlali mümkün olmadığından daha sonraki eylemler nedeniyle de 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca da doğrudan kamu davası açılamayacağı, somut olayda şüpheli hakkında 30.042015 tarihli eylem nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda şüpheliye tebliğ edilmediği gibi, 01.01.2016 tarihli yeniden aynı neviden suç işlemesi nedeniyle açılan kamu davası sonucunda İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2019 tarihli ve 2019/285 Esas, 2019/568 sayılı mahkumiyet hükmünün İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 02.10.2020 tarihli ve 2020/1698 Esas, 2020/2557 sayılı kararı ile sanığın ihlal olarak nitelendirilen 01.01.2016 tarihli eylemine dair suç teşkil eden hiçbir delil olmadığı, dolayısıyla da kamu davasının açılmasının ertelenmesinin ihlal edilmediğinden bahisle bozulduğunun anlaşılması karşısında; tebliğ edilmemesi nedeniyle sanık hakkında önceden verilmiş geçerli bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmaması sebebiyle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmemesi,
Kabule göre de;
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.06.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın usulüne uygun kesinleştiğinin kabul edilse dahi, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 02.10.2020 tarihli ve 2020/1698 Esas, 2020/2557 sayılı kararı ile sanığın ihlal olarak nitelendirilen 01.01.2016 tarihli eyleminin sabit olmaması karşısında, Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2019 tarihli kararına konu suçun 22.05.2018 tarihinde, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen erteleme kararının denetim süresi içerisinde işlendiği, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağının gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2018 tarihli erteli mahkumiyet hükmünün aynen infaza dair 23.12.2019 tarihli ve 2018/1021 Esas, 2018/1019 Karar sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2 Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli ve 2020/484 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!