WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/14185 E.  ,  2024/2903 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/653 Esas, 2019/869 Karar
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
İNCELEME KONUSU KARAR:Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2019/653 Esas, 2019/869 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 19.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.12.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB- 2022/158203 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB- 2022/158203 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Sanık hakkında ilk kez 30/10/2015 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/12/2015 tarihli ve 2015/103795 soruşturma, 2015/5521 sayılı 5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesinleşmesini müteakip, sanığın şüphelinin yükümlülüklerine uymaması sebebiyle açılan kamu davası sonunda, İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/10/2016 tarihli ve 2016/486 esas, 2016/751 sayılı kararı ile sanığın etkin pişmanlık göstermek suretiyle kolluk kuvvetlerinin suçlayıcı bilgisinin bulunmadığı aşamada ve hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmamasına rağmen suça konu maddeyi kendi rızasıyla teslim ettiğinden dolayı 5237 sayılı Kanun'un 192/2. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına kararı verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeden kesinleştiği, bu nedenle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında işbu yargılama dayanak gösterilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince açılan kamu davası üzerine İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2019 tarihli mahkumiyet kararına karşı da kanun yararına bozma talebinde bulunulmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Önceden açılan kamu davası sonunda sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş olması sebebiyle, sanığın 01/03/2019 tarihli eyleminin, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/12/2015 tarihli ve 2015/103795 soruşturma, 2015/5521 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali mahiyetinde olduğu ve ayrı bir soruşturma veya kovuşturma konusu yapılamayacağı gözetilerek bu eyleme konu suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. "
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A.Şüpheli hakkında 01.03.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2019 tarihli, 2019/95043 soruşturma, 2019/32855 Esas, 2019/25313 sayılı iddianamesi ile hakkında daha önceden işlediği 30.10.2015 tarihli eylemi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının ihlal edilip dava açılması sebebiyle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B.İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.11.2019 tarihli ve 2019/653 Esas, 2019/869 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf kanun yoluna başvurmaksızın 19.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
C. Dava dosyası kapsamına göre;
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi uyarınca, "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı kanun yoluna başvuru süreleri yanıltmaya sebep olmayacak şekilde itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu kararın ihlali mümkün olmadığından daha sonraki eylemler nedeniyle de 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca da doğrudan kamu davası açılamayacağı, somut olayda şüpheli hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 02.12.2015 tarihli eylemi nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda şüpheliye itiraz kanun yolunun gösterilmediği gibi, eylemin ihlali sonrasında yapılan yargılama sonucunda İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2016 tarihli ve 2016/486 Esas, 2016/751 sayılı kararı ile sanık hakkında ''.. sanığın etkin pişmanlık göstermek suretiyle kolluk kuvvetlerinin suçlayıcı bilgisinin bulunmadığı aşamada ve hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmamasına rağmen suça konu maddeyi kendi rızasıyla teslim ettiğinden dolayı.. '' gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve kararın istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın 18.10.2016 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, gerek itiraz yasa yolunun hatırlatılmaması nedeniyle sanık hakkında önceden verilmiş geçerli bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmaması gerekse de bu kararda anılan eyleme ilişkin yapılan yargılama sonucunda ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle sanık hakkında kanun yararına bozmaya konu 01.03.2019 tarihli eyleme ilişkin olarak kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2 İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli ve 2019/653 Esas, 2019/869 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2024 tarihinde karar verildi.