WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/14183 E.  ,  2024/2692 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/497 Esas, 2019/457 Karar
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet
KANUN YARARIBA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Adıyaman 5. Asliye Ceza Mahkemesinin,18.11.2019 tarihli ve 2019/497 Esas, 2019/457 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 19.12.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.12.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB- 2022/165498 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB- 2022/165498 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanığın 03.06.2016 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı suç tarihi itibariyle sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ancak sanığın denetim yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Refahiye Asliye Ceza Mahkemesinin 15/02/2018 tarihli ve 2017/28 esas, 2018/47 sayılı kararıyla sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 27.04.2021 tarihli ve 2018/1357 Esas, 2021/971 sayılı Kararı ile 03.06.2016 tarihli eyleme ilişkin olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak gösterilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı, kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve kovuşturma şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle durma kararı verilmesi gerektiğinden bahisle anılan kararın bozulmasına karar verildiği, bu durumda artık sanığın önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davası açılmasının şartları oluşmadığı halde dava açıldığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında 11.06.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2019 tarihli, 2019/5434 Soruşturma, 2019/2067 Esas, 2019/1538 sayılı İddianamesi ile hakkında daha önceden işlediği 03.06.2016 tarihli eylemi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının ihlal edilip dava açılması sebebiyle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan Adıyaman 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. Adıyaman 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu18.11.2019 tarihli ve 2019/497 Esas, 2019/457 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, 2 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği, hükmün istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın 19.12.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dava dosyası kapsamındaki delillere göre;
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi uyarınca, "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı kanun yoluna başvuru süreleri yanıltmaya sebep olmayacak şekilde itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu kararın ihlali mümkün olmadığından daha sonraki eylemler nedeniyle de 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca da doğrudan kamu davası açılamayacağı, somut olayda şüpheli hakkında Refahiye Cumhuriyet Başsavcılığınca 03.06.2016 tarihli eylemi nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda şüpheliye itiraz kanun yolunun süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak bildirildiği kararın ihlali nedeniyle yapılan yargılama sonunda , Refahiye Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2018 tarihli ve 2017/28 Esas, 2018/47 sayılı Kararı mahkumiyet hükmünün Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 27.04.2021 tarihli ve 2018/1357 esas, 2021/971 sayılı kararı ve ''..kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak gösterilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı, kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve kovuşturma şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle durma kararı verilmesi gerektiği...'' gerekçesiyle bozulduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında önceden verilmiş geçerli bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmaması sebebiyle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Adıyaman 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2019 tarihli ve 2019/497 Esas, 2019/457 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2024 tarihinde karar verildi.