WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/14181 E.  ,  2024/2690 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/451 Esas, 2018/625 Karar
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
İNCELEME KONUSU KARAR:Mahkumiyet
KANUN YARARIBA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.10.2018 tarihli ve 2018/451 Esas, 2018/625 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 08.11.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.12.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/165525 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/165525 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/10/2018 tarihli kararının kanun yararına bozulması halinde, sanık hakkında erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin İstanbul İnfaz Hakimliğinin 09/12/2021 tarihli ve 2021/21876 Esas, 2021/22232 sayılı Kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair mercii İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/01/2022 tarihli ve 2022/101 değişik iş sayılı kararının hukuki değerden yoksun kalacağı gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre; İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararına konu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 25/06/2018 tarihli iddianamesinde sanık hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/130252 soruşturma sayılı dosyası üzerinden aynı suç kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği gerekçesiyle yeni bir erteleme kararı verilmeden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1. maddesi uyarınca kamu davası açıldığı, adı geçen sanık hakkında evvelce işlediği 26/07/2016 tarihli eylemi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/03/2017 tarihli ve 2016/130252 soruşturma, 2017/1464 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararı müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde yeniden uyuşturucu ve uyarıcı maddeyi kullanmak amacıyla bulundurmak suçunu işlemesi sebebiyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianame ile kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/03/2018 tarihli ve 2017/145 Esas, 2018/143 sayılı Kararı ile sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmeden denetimli serbestlik tedbirlerine başlandığı ve bu itibarla dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle atılı suçtan açılan kamu davasının düşmesine karar verildiği, anılan düşme kararının istinaf edilmeden kesinleştiği, bununla birlikte, inceleme konusu kamu davasının açılmasına dayanak teşkil eden İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 13/03/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında bu karara karşı 15 günlük itiraz süresi gösterilmeyip sanığa itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, itiraz hakkı tanınmayan kamu davasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi 5 yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı cihetle, İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/10/2018 tarihli kararı ile her ne kadar sanığın inceleme konusu 01/06/2018 tarihli eyleminden dolayı mahkumiyetine dair karar verilmiş ise de; kamu davası açılmasına dayanak olan sanığın mahkumiyetine ilişkin İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararına konu kamu davasının 06/03/2018 tarihinde düşmesine karar verilmiş olması karşısında, sanık hakkında önceden verilmiş geçerli bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmaması sebebiyle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.
" Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında 01.06.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 25/06/2018 tarihli, 2018/108341 soruşturma, 2018/26803 Esas, 2018/18797 sayılı iddianamesi ile hakkında daha önceden işlediği 26.07.2016 tarihli eylemi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/03/2017 tarihli ve 2016/130252 soruşturma, 2017/1464 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının ihlal edilip dava açılması sebebiyle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 30.10.2018 tarihli ve 2018/451 Esas, 2018/625 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, 2 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği, hükmün istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın 08.11.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
C. Sanığın denetim süresi esnasında başka bir suçu işlediğinini ihbarı üzerine, İstanbul İnfaz Hakimliğinin 09.12.2021 tarihli ve 2021/21876 Esas, 2021/22232 sayılı Kararı ile hükmün aynen infazına karar verilmiş, kararın İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.01.2022 tarihli ve 2022/101 değişik iş sayılı kararı ile itirazı reddetmesi üzerine kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.
C. Dava dosyası kapsamınaki delillere göre;
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi uyarınca, "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu kararın ihlali mümkün olmadığından daha sonraki eylemler nedeniyle de 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca da doğrudan kamu davası açılamayacağı, somut olayda şüpheli hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/03/2017 tarihli ve 2016/130252 soruşturma, 2017/1464 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmediği gibi kararda itiraz kanun yolunun, itiraz süresi ve merciinin gösterilmediği, bu konuda yapılan yargılama sonunda , İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2018 tarihli ve 2017/145 Esas, 2018/143 sayılı Kararı ile sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmeden denetimli serbestlik tedbirlerine başlandığı ve bu itibarla dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle atılı suçtan açılan kamu davasının düşmesine karar verildiği, sanık hakkında önceden verilmiş geçerli bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmaması sebebiyle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup, açıklanan sebeplerle İstanbul İnfaz Hakimliğinin 09.12.2021 tarihli ve 2021/21876 Esas, 2021/22232 sayılı kararı da hukuki değerden yoksun olduğundan kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.10.2018 tarihli ve 2018/451 Esas, 2018/625 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.