WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/14177 E.  ,  2024/2495 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/514 Esas, 2021/952 Karar
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkumiyet
KANUN YARARIBA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin 17.11.2021 tarihli ve 2021/514 Esas, 2021/952 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasında dair hükmünün, istinaf edilmeksizin 25.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.12.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2023/1196 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2023/1196 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1-Dosya kapsamına göre;
Kayden 25/05/2000 doğumlu olan ve suçun işlendiği 30/04/2014 tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan yargılama sonucunda, suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin karar verilmiş ise de, suça sürüklenen çocuğa yüklenen suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca olağanüstü dava zamanaşımının 6 yıl, olağan zamanaşımı süresinin 4 yıl olacağı nazara alındığında, kovuşturma aşamasında suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 06/06/2017 tarihinde son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 19/03/2018 tarihi ile yeniden suç işlendiği 29/07/2018 tarihleri arasında 4 ay 10 gün durmasını müteakip, kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı, bu haliyle suçun işlendiği 30/04/2014 tarihinde işlemeye başlayan 6 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 4 ay 10 gün durma süresi dikkate alınarak 10/09/2020 tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Kabule göre de,
Kayden 25/05/2000 doğumlu olan ve suçun işlendiği 30/04/2014 tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken, anılan Kanun'un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak fazla ceza tayininde
İsabet görülmemiştir.

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 30.04.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2014 tarihli ve 2014/65228 soruşturma, 2014/87 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca üç yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın 05.08.2014 tarihinde suça sürüklenen çocuk müdafiine tebliğ edildiği,
B. Suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 05.05.2016 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediğinin tespit edilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2017 tarihli ve 2017/24371 Soruşturma, 2017/6117 Esas, 2017/372 sayılı iddianamesi ile İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı,
C. İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin 06.02.2018 tarihli ve 2017/87 Esas, 2018/84 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 14.02.2018 tarihinde kesinleştiği,
D. Sanığın denetim süresi içerisinde 29.07.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine;
İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 17.11.2021 tarihli ve 2021/514 Esas, 2021/952 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair hükmünün, istinaf edilmeksizin 25.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
E. Dava dosyası kapsamına göre, kayden 25.05.2000 doğumlu sanığın suç tarihi olan 30.04.2014 tarihi itibariyle 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu ve eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan cezanın türü ve üst sınırına göre, anılan Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, ikinci fıkrası, 67 nci madddesinin dördüncü fıkrasında uyarınca olağanüstü dava zamanaşımının 6 yıl, olağan zamanaşımı süresinin 4 yıl olacağı nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun suçu işlediği 30.04.2014 tarihinden hükmün verildiği 17.11.2021 tarihine kadar, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 14.02.2018 tarihi ile suça sürüklenen çocuğun yeniden suç işlendiği 29.07.2018 tarihleri arasında geçen durma süreleri de eklendiğinde olağanüstü zamanaşımının gerçekleştiği gözetilerek suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de,
Kayden 25.05.2000 doğumlu olan ve suçun işlendiği 30.04.2014 tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince yarı oranında indirim yapılması gerekirken, anılan Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası maddesi uyarınca üçte biri oranında indirim yapılarak fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin 17.11.2021 tarihli ve 2021/514 Esas, 2021/952 Karar kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2024 tarihinde karar verildi