WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/14169 E.  ,  2024/2245 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1414 Esas, 2019/88 Karar

Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2019 tarihli ve 2015/1414 Esas, 2019/88 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine dair hükmün, istinaf edilmeksizin 27.02.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.12.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB-2023/1241 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB-2023/1241 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22/12/2015 tarihli ve 2015/1717 esas, 2015/33429 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanığa 10 gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gerektiği uyarısını içeren tebligatın yapılması ve sanığın başvuruda bulunmaması üzerine, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen de başvuruda bulunmadığı takdirde sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar ettiğinin kabul edilmesi gerektiği,
Somut olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında denetimli serbestlik tedbirine başlanabilmesi için 10 gün içinde müracaat etmesine dair Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 17/09/2015 tarihli ve 2015/17650 DS sayılı çağrı yazısının 07/10/2015 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğe rağmen denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmemesi üzerine anılan Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 10/11/2015 tarihli ve 2015/17650 DS sayılı kararı ile dosya kaydının kapatılmasına karar verilmiş ise de; tek başına bu durumun ısrar olarak kabulünün mümkün bulunmadığı, esasen denetimli serbestlik tedbirine kaldığı yerden devam edilmesi gerektiği, kamu davası hakkında durma kararı verilerek yükümlü hakkında hükmolunan denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesinin gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de,
Kayden 20/05/1997 doğumlu olup, suçun işlendiği 09/12/2014 tarihinde 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, fazla ceza tayin edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir "
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A. Kayden 20.05.1997 doğumlu olup suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında, 19.12.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığının 22.04.2015 tarihli ve 2015/4 soruşturma, 2015/35 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca üç yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın suça sürüklenen çocuğa 04.05.2015 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, 15.09.2015 tarihinde infazı için Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

B. Denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanıldığı, Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 17.09.2015 tarihli ve 2014/17650 DS sayılı çağrı yazısının usulüne uygun bir biçimde tebliğ edilmesine rağmen suça sürüklenen çocuğun müdürlüğe başvurmaması nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 10.11.2015 tarihli kararıyla dosyanın kapatılmasına karar verildiği,
C. Denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine, dosyanın devredildiği Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 23.01.2019 tarihli ve 2015/1414 Esas, 2019/88 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine dair hükmün, istinaf edilmeksizin 27.02.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Anlaşılmıştır.
D. 5237 sayılı Kanun'un, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve suça sürüklenen çocuk ve bu çocuğun 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi uyarınca atanmış olan zorunlu müdafiine tebliğ edilmesi gerektiği, suça sürüklenen çocuğa ve zorunlu müdafiine, verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, somut olayda; suça sürüklenen çocuk hakkında Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın suça sürüklenen çocuğa 04.05.2015 tarihinde tebliğ edildiği, suça sürüklenen çocuğu "temsilen" zorunlu müdafiine tebliğ edilmediği, bu nedenle erteleme kararı kesinleşmediğinden erteleme süresinin işlemeye başlamayacağı hususu gözetilmeden yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
E. İnceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2024 tarihinde karar verildi.