8. Ceza Dairesi 2024/13770 E. , 2024/4713 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/703 E., 2016/483 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanunu’nun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B.Adana 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli ve 2015/703 Esas, 2016/483 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları ile tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; kararı temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
Sanıktan usulüne uygun alınan tahlilde uyuşturucu madde kullandığı tespit edilmiştir.
Sanık aşamalardaki savunmalarında uyuşturucu madde kullandığını belirtmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde sanığın kullanmak için uyuşturucu eroin maddesi aldığı sırada şüphe üzerine polis tarafından yakalandığı, sanığın uyuşturucu satın aldığı yerden ele geçirilen 1 pakette eroin maddesi üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda ele geçen maddenin eroin olduğunun tespit edildiği, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen raporla sanığın uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, sanığın bu şekilde üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek bulundurmak suçunu işlediği, sanık hakkında daha öncede aynı suçtan Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/76963 nolu dosyasından soruşturma yürütüldüğü ve hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verildiği, bu kararla birlikte sanığın denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulduğu ancak sanığın verilen karar uymadığı ve kamu davası açıldığı, yargılamanın 2015/198 Esas sayısında yapıldığı ve sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün henüz kesinleşmediği anlaşıldığı gerekçesiyle sanık hakkında mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın, suç tarihinden önce 18.10.2014 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle kamu davasının açıldığı, mahkumiyetine karar verildiği ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09.12.2019 tarihinde onanması ile kesinleştiği, dava konusu eylemi kesinleşmesinden sonra işlediği görülmekle;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli ve 2015/703 Esas, 2016/483 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz isteminin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, Başkan Vekili ...'in karşı oyu ile oy çokluğuyla ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2024 tarihinde karar verildi.
(KO)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Somut olayda, sanık hakkında 13.11.2015 tarihinde işlediği uyuşturucu kullanma eylemi nedeni ile 18.11.2015 tarihinde işlediği uyuşturucu madde kullanma eylemi nedeniyle 18.11.2015 tarihli iddianame ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kamu davası açılmıştır. Ancak sanığın daha önce işlemiş olduğu ve doğrudan dava açılmasına neden olan 18.10.2014 tarihli eylemi nedeniyle 11.12.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği, bilahare sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerini yerine getirmemesi nedeniyle kamu davasının açıldığı ve Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2015 tarih, 2015/198 Esas, 2015/272 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mahkumiyet kararına hükmedildiği ve bu kararın Yargıtay 10. Ceza Dairesince 09.12.2019 tarihli 2019/2746 Esas, 2019/7786 Karar sayılı onama kararı ile kesinleştiği görülmüş ise de, kesinleşen dosyadan 11.12.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmemesi nedeniyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığından yerleşmiş Yargıtay 10. Ceza Dairesi kararlarına göre karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, usulüne uygun yasa yolu hatırlatması yapılarak tebligat yapılmadığı için önceki eylemine ilişkin verilen 11.12.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmeyeceği dolayısıyla sanık hakkında açılan ilgili davanın kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle 13.11.2014 tarihli eylemle ilgili 5237 sayılı Kanun’un 191 maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan dava açma koşulu oluşmamaktadır. Kovuşturma şartı gerçekleşmeyen eylem nedeniyle açılan bu dava üzerine eksik araştırma ve incelemeye dayalı verilen yerel Mahkeme kararına dayanan Yargıtay 10. Ceza Dairesinin onama kararının usuli, maddi ve hukuki gerçekliği yansıtmaması nedeniyle usul ve yasaya aykırı olduğundan öncelikle bu hukuka aykırılığın olağanüstü itiraz yolu ile sanık lehine itiraza konu edilerek bozulması sağlandıktan sonra incelemeye konu derdest davanın açılmasına sebebiyet veren olayın usulsüz kesinleştirilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içinde kalıp kalmadığının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile verilen kararın onamasının usul ve yasaya aykırı olduğu düşüncesi ile onama yönündeki karara katılmadığımı saygı ile arz ederim. 30.05.2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!