8. Ceza Dairesi 2024/13623 E. , 2024/4138 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/518 E., 2016/472 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında 27.08.2014 tarihli eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 29.09.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiştir. Sanığın denetim süresi içerisinde 03.05.2016 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği gerekçesiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, 27.08.2014 tarihinde devriye görevlerini ifa eden kolluk görevlilerinin sanığın durumundan şüphelendikleri ve yanına gidip üzerinde suç veya suç unsuru olup olmadığını sorduklarında sanığın, uyuşturucu madde olduğu ekspertiz raporu ile tespit edilen uyuşturucu maddeyi teslim ettiği, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın 03.05.2016 tarihinde kolluk görevlileri tarafından şüphe üzerine durdurulduğu, sanığın üzerinde taşıdığı ve sonradan uyuşturucu madde ihtiva ettiği eskpertiz raporu ile tespit edilen maddeyi kolluk görevlilerine teslim ettiği, böylece sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını ihlal etmek suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği, bu sebeple 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinde düzenlenen "basit yargılama usulü"nün inceleme konusu dava dosyası bakımından uygulanma imkanının bulunmadığı anlaşıldığından Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığından kararın kesinleşmediği, bu nedenle ihlâl kabul edilen 03.05.2016 tarihli eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği anlaşıldığından; mahkemesince kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca “durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2016 tarihli ve 2016/518 Esas, 2016/472 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!