WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/13549 E.  ,  2024/4692 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/446 E., 2016/582 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 06.07.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
B. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanunu’nun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
C. İzmir 7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2016 tarihli ve 2016/446 Esas, 2016/582 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, olay tarihinde kaldığı yerde 17 kişinin kaldığını, kova düzeneği ile uyuşturucu madde kullanıldığını, kendisinin haberi olmadığını, kan tahlilinde suç teşkil edecek miktarda uyuşturucu madde bulunmadığını, bulunan uyuşturucu maddenin kendisine ait olmadığından kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
Sanık aşamalardaki savunmalarında uyuşturucu madde kullanmadığını, ele geçen maddelerin kendisine ait olmadığını belirtmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
Uyuşturucu kullanıcısı olan sanığın kullanmak amacıyla üzerinde bulundurduğu uyuşturucunun yapılan üst aramasında ele geçirilip, ele geçen uyuşturucunun miktarı ve niteliği itibarıyla bir kişinin ihtiyacı kapsamında olup, kullanmak için bulundurduğundan hakkında tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmesine rağmen sanığın tedavinin ve denetimli serbestlik kararının gereklerine uymayıp uymamakta da ısrar ettiği, bu şekilde sanığın kullanmak için uyuşturucu bulundurmak suçunu işlediği dosya kapsamı itibarıyla sabit olduğu gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.11.06.2015 tarihli olay tutanağı ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan sanığın, atılı suçu kabul etmemesi karşısında tutanak tanıklarının duruşmaya usulüne uygun olarak çağrılıp, bilgi ve görgülerine başvurularak, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2. Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanunun 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı, 06.07.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklerine uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen, İzmir 7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2016 tarihli ve 2016/446 Esas, 2016/582 Karar sayılı kararınına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2024 tarihinde karar verildi.