8. Ceza Dairesi 2024/13495 E. , 2024/3317 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/158 E., 2016/419 K.
SUÇ :Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2024/13431 Esasında kayıtlı Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli ve 2015/697 Esas, 2016/165 Karar sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanığın 09.12.2015 tarihli eylemi nedeni ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca 28.12.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
B. Sanığın 08.01.2016 tarihli eylemi ihlal kabul edilerek Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
C. Kırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2016/158 Esas, 2016/419 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği ; mahkemenin vermiş olduğu cezanın yersiz olduğuna, temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın üzerinde ele geçen madde nedeni ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbiri uygulandığı ancak sanığın 08.01.2016 tarihli eylemi ile ihlal ettiğine ilişkindir.
Sanık soruşturma aşamasındaki beyanlarında, uyuşturucu madde kullandığını beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; sanığın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmesi ve sanık samimi olarak uyuşturucu madde kullandığını ikrar ettiği dosyada atılı suçu işlediği kanaatine varılarak mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerekmektedir.
Aralarındaki bağlantı nedeni ile birlikte incelenen dosya içeriğinde 05.08.2015 tarihli eylem nedeni ile verilen 10.08.2015 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 06.09.2015 tarihinde kesinleşmesi ile 05.10.2015 tarihli eyleminin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının
ihlali niteliğinde olduğu, 15.12.2015 tarihinde iddianame düzenlendiği, temyiz konusu dosyada da ikinci kez kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise de ilk kesinleşen ve usule uygun olan 10.08.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerli olacağı, suç tarihi olan 09.12.2015 tarihli eyleminin birlikte incelenen dosya iddianame tarihi olan 15.12.2015 tarihinden önce işlendiği, 08.01.2016 tarihli eylemin ise 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca ayrı suç oluşturduğu anlaşılmakla;
Dairemizin 2024/13431 esas sayılı dosyasına konu Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/697 Esas, 2016/165 Karar sayılı dava dosyası ile birleştirilmesi, eylemlerin tek suç veya ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması, nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerleKırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2016/158 Esas, 2016/419 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!