WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/13492 E.  ,  2024/3490 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/436 E. 2016/940 K.
SUÇLAR : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanmak
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.

2. Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın uyuşturucu madde kullandığı iddiasına ilişkindir.
2. Sanığın uyuşturucu madde kullandığına dair ihbar üzerine sanıktan alınan kan örnekleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığının 03.09.2015 tarihli raporu ile sanığın kanında metamphetamine bulunduğunun tespit edildiği, sanığın savunmasında iki üç hafta önce uyuşturucu madde kullandığını beyan ettiği, sanık hakkında bu olayla ilgili Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2015 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve bu kararın 27.11.2015 tarihinde tebliğ edildiği belirlenmiştir.
3. 05.04.2016 tarihinde Aydın ili Germencik ilçesinde sanıkta uyuşturucu madde olabileceği yönünde istihbari bilgi edinilmesi üzerine sanığın durdurulup üzerinde suç unsuru olup olmadığının sorulması üzerine sanığın kendi rızası ile jelatine sarılı vaziyette 0,67 gram metamfetamin teslim ettiği, Aydın Devlet Hastanesinin 05.04.2016 tarihli raporu ile sanığın idrarında metamfetamin, amfetamin ve tetrahidrokannabinol maddesinin bulunduğunun tespit edildiği belirlenmiş ve her iki soruşturma dosyasının birleştirilmesine karar verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerekmektedir.
Temyiz konusu dosya içeriğinde 13.09.2015 tarihli eylem nedeniyle verilen 18.11.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 12.12.2015 tarihinde kesinleşmesinden sonra sanığın 20.12.2015 tarihli eylemi işlediği, bu olayla ilgili sanık hakkında Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2015 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve sanığın 05.04.2016 tarihli eyleminin ihlal nedeni kabul edilip her iki dosyadaki erteleme kararının kaldırılarak

Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2016 tarihli iddianameleri ile davalar açıldığı, 20.12.2015 tarihli eylemi nedeniyle Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesine açılan davanın 2016/552 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğu, Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/10703 soruşturma sayılı dosyasında ikinci kez kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise de, ilk kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerli olacağı, Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/552 Esas sayılı dosyasının suç tarihi olan 20.12.2015 tarihli eyleminin Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/5320 soruşturma nolu dosyasının 28.04.2016 tarihli iddianamesinin düzenlenmesinden önce işlendiği anlaşılmakla;
Dairemizin 2024/13492 Esas sayılı dosyasına konu 13.09.2015 tarihli eylemine ilişkin Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli ve 2016/436 Esasi 2016/940 Karar sayılı dava dosyası ile Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/552 Esas sayılı dava dosyasının birleştirilmesi, eylemlerin tek suç veya ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli ve 2016/436 Esas 2016/940 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.