WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/13437 E.  ,  2024/3554 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/256 E., 2016/478 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2016 tarihli ve 2016/256 Esas, 2016/478 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. Dava konusu olay, sanığın kan ve idrar tahlilinde uyuşturucu madde kullnadığının tespit edilmesine ilişkindir.
B. Sanığın soruşturma aşamasında uyuşturucu kullanmadığını savunmuş ise de kovuşturma aşamasında bağımlı olduğunu ve uyuşturucu madde kullanmaya devam ettiğini beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın üzerine atılı bulunan uyuşturucu madde kullanmak suçunu işlediği anlaşılmakla mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın 28.01.2016 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıcı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, UYAP ve adli sicil kaydından yapılan incelemede, sanığın 26.08.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca, 26.09.2014 tarihli karar ile 5237 sayılı Kanunun 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, sanığın yüklenen yükümlülüklere ve uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmaması nedeniyle 26.01.2015 tarihli iddianame ile 5237 sayılı Kanunun 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/138 Esas, 2015/470 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararın 09.07.2015 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmakla;
Sanık hakkında, daha önce 26.08.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, 26.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı, 26.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, bu kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan dava açma koşulunun oluşmadığı zira yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun kesinleşene kadar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm suçların tek suç olup ancak alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği, 26.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediği için inceleme konusu 28.01.2016 tarihli eylemin de erteleme kararı kesinleşmeden işlenmiş olduğunun göz önüne alınması gerektiği anlaşıldığından, Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/138 Esas, 2015/470 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak olağanüstü kanun yoluna başvurulması için bildirimde bulunup, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde suçundan açılan tüm dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına alınıp sonucuna göre, tüm deliller birlikte değerlendirilip, doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı ve sanığın eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2016 tarihli ve 2016/256 Esas, 2016/478 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2024 tarihinde karar verildi.