8. Ceza Dairesi 2024/13345 E. , 2024/4268 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/395 E., 2016/560 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak,
kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya
uyarıcı madde kullanmak
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında, 04.12.2015 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 28.12.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
B. Sanığın, erteleme süresi zarfında 30.03.2016 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
C. Sanık hakkında, 08.05.2016 tarihli eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.05.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2016 tarihli 2016/415 Esas, 2016/445 Karar sayılı kararı ile aynı mahkemenin 2016/395 Esas sayılı dosyası ile aralarında bağlantı nedeniyle birleştirme kararı verilmiştir.
D. İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli ve 2016/395 Esas, 2016/560 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluğuna ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hukuk ve kanunlara aykırı kararın cezasının kendisini mağdur durumda bırakacağından kararı temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
Sanık aşamalardaki savunmalarında uyuşturucu madde kullandığını, tanımadığı şahıstan satın aldığını belirtmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Birleştirme kararı, ekspertiz raporu ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller nazara alındığında,,sanığın uyuşturucu madde kullandığı, olay günü sanığın kullanmak için daha önce satın almış olduğu, uyuşturucu maddeyi polis tarafından durdurulduğunda üzerinde ele geçirildiği, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kendisine tebligat yapılmasına rağmen denetim yükümlülüklerini ihlal ettiği anlaşıldığı gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturma kapsamında verilen 28.12.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa usulüne uygun tebliğ edildiğine dair belgenin dosya içerisinde ve Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sisteminde denetime açık bir şekilde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, hükmün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin belirtilmesi ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına esas alınan ve ihlal sayılan eylem ve birleştirme kararı verilen eyleme ilişkin ayrı ayrı sübut değerlendirilmeden yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması, 1412 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında Kanuna muhalefet hâli olarak saptanmıştır.
3. Dairemizin, 23.03.2024 tarihli ve 2024/12566 Esas, 2024/2872 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, birleşen dava dosyası da dahil tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle öncelikle her bir eylem yönünden ayrı ayrı suçun sübut bulup bulmadığı belirlenerek, usulüne uygun tebliğ edilerek kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve kesinleşme tarihi tespitinden sonra, ihlal niteliğinde eylem olup olmadığı ya da eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, eylemler yönünden zamanaşımı sürelerinin dolup dolmadığı da dikkate alınarak, sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli ve 2016/395 Esas, 2016/560 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!