WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/13308 E.  ,  2024/3752 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/618 E., 2016/269 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, pişman olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın cami tuvaletinde uyuşturucu kullandığı, uyuşturucu maddenin etkisi ile bayıldığı, çevredeki kişilerin ihbarı üzerine sanığın hastaneye kaldırıldığı, sanıktan usulüne uygun olarak alınan idrar örneğinde uyuşturucu madde tespit edildiği, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Cami tuvaletinde uyuşturucu madde kullandığı tespit edilen sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve onuncu fıkraları kapsamında kaldığı ve aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, temyiz inceleme tarihi itibariyle 15 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede,
1. Sanığın, uyuşturucu maddeyi ...Camisi tuvaletinde kullanıp, baygınlık geçirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci ve onuncu fıkraları uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini,
2. Sanık hakkında belirlenecek temel hapis cezasının, 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde eksik cezaya hükmolunması,
3. İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal nedeniyle kaldırılarak kamu davası açıldığından bahisle, 03.07.2017 tarihli inceleme konusu bu suç nedeniyle doğrudan 05.11.2015 tarihinde kamu davası açıldığının belirtildiği,
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kayıtlarında ve dosya arasına alınan belgelerin incelenmesinde sanığın daha önce 22.01.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/2208 Soruşturma numaralı dosyasında başlatılan soruşturmada, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ancak, Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/5596 Soruşturma numaralı dosyasında denetim süresi içerisinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinden bahisle, suç tarihi olarak ise 18.12.2014 tarihi gösterilmek suretiyle, erteleme kararı kaldırılarak 14.04.2015 tarihli iddianame ile açılan kamu davasında Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2015/482 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın 02.03.2016 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, ancak UYAP sorgulamasında sanık hakkında, daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriğine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği ve bu evrakın incelenen dosya arasında da bulunmadığı anlaşılmakla,
Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hüküm, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinden, söz konusu dosyanın aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına konulması gerektiği, Dairemizin 27.03.2024 tarihli ve 2024/12622 Esas, 2024/2780 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun kesinleşene kadar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm suçların tek suç olup ancak alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan, 23.02.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve başka kayıtların da bulunması sebebiyle tüm dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına alınıp, sanığın 22.01.2015 tarihli eylemi nedeniyle hakkında verilen 23.02.2015 tarihli erteleme kararını hangi eylemi ile ihlal ettiği kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra, gerekirse kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği tartışılıp, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı ve sanığın eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç, ihlal sayılan eylem ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/618 Esas, 2016/269 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış hakkı saklı tutulmak suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2024 tarihinde karar verildi.