8. Ceza Dairesi 2024/13274 E. , 2024/3658 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/256 E., 2016/505 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanmak
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 24.08.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında 5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiştir. Karar sanığa 14.09.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Sanığın 21.03.2016 tarihli eylemi ihlal kabul edilerek Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191’inci maddesinin birinci fıkrası, 53’üncü maddesi ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Kütahya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarih, 2016/256 Esas, 2016/505 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 Sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; sanık hakkında indirim uygulanması gerektiğine, 5271 sayılı Kanun' un 231 inci maddesinin uygulanmamasının gerekçelendirilmediğine, sanık hakkında ceza tayin edilmeden adli kontrol hükümleri uygulanması gerektiğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, Kütahya Emniyet Müdürlüğü Narkotik Büro Amirliği tarafından alınan önleme araması çerçevesinde Kütahya Eskişehir karayolu uygulama noktası oluşturulduğu sanığın içinde bulunduğu araç durdurulduğunda araç içinde yapılan aramada uyuşturucu madde ele geçirildiği, sanığın uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu ikrar ettiği, sanık hakkında soruşturma aşamasında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş olmasına rağmen, sanığın denetim süresi içinde 21.03.2016 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu, bu suretle yüklenen suçu işlediğinin sabit olduğu, gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
UYAP ve adli sicil kaydından yapılan incelemede; sanık hakkında 27.06.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 02.07.2014 tarihli iddianameyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.08.2014 tarihli ve 2014/219 Esas, 2014/165 Karar sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 24.09.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla,
Yargılama konusu olan 07.08.2015 tarihli suçun, daha önce Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesince 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğinde olup olmadığı tespit edilerek, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kovuşturma şartı bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra, önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlendiğinin tespit edilmesi halinde ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapılmasına yasal engel bulunacağından;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olan önceki davanın akıbeti araştırılarak, 6545 sayılı Kanun kapsamında verilmiş olan önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğinde olduğunun tespit edilmesi halinde bu suç bakımından 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilerek Mahkemesine ihbarda bulunulması gerekirken, bu hususlar araştırılmadan yargılamaya devam edilerek mahkûmiyet kararı verilmesi, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Kütahya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarih, 2016/256 Esas, 2016/505 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!