8. Ceza Dairesi 2024/12826 E. , 2024/5243 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/374 E., 2016/545 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 22.01.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.Kahramanmaraş 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 26.06.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca hükmolunan 10 ay hapis cezasının 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3.Kahramanmaraş 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli kararı ile hüküm açıklanmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği herhangi bir hukuki nedene dayanmamaktadır.
III. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulacağı belirtilmiş olup, bu denetim süresi hükmün açıklanmasının geri bırakılması karanının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlamaktadır.
2. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası, "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS (Merkezi Nüfus İdare Sistemi) adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sitemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, bu adrese tebliğ yapılması gerektiği, dosya kapsamına göre; sanık ...'ın yokluğunda verilen hükmün 17.05.2013 tarihli savunmasında bildirmiş olduğu bilinen son adresi yerine doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tebliğ edildiğinden tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla, yapılan işlemin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca usulsüz olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın bu nedenle kesinleşmediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı ve denetim süresinin başlamayacağı, denetim süresi başlamadığı için de denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanma koşullarının bulunmadığı cihetle, yerel mahkemece verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, ve dava zamanaşımını kesmeyeceği, dolayısı ile denetim süresi başlamayacağından sanığa yüklenen suçun Kanun'da maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibarıyla tabi olduğu 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında belirlenen 8 yıllık olağan dava zaman aşımının, zaman aşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 17.05.2013 tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kahramanmaraş 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli, 2016/374 Esas, 2016/545 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!