WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/12732 E.  ,  2024/2955 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/4249 E., 2019/307 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, aynı maddenin dördüncü fıkrası (a), (b) bentleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçunda 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.03.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası aynı maddenin onuncu fıkrası ve aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin onuncu fıkrasının uygulama koşullarının oluşmadığı ve resen gözetilecek sebeplerle bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Dava konusu olay, Ege Üniversitesi Hastanesi içinde bulunan .....,Otelin yanındaki inşaat şantiyesine bir şahsın araç ile gelerek şantiye içine bir poşet gizlediği anonsu yapılması üzerine, inşaat sahasına gelindiği, şantiyeye ait güvenlik kamerası kayıtları izlendiğinde, kimliği daha sonra tespit edilen sanık ...'nin yanında tanık .... ile birlikte bir araç ile gelerek elindeki poşeti demir profiller altına gizlediğinin görüldüğü, poşete bakıldığında içinde esrar maddesinin bulunduğunun tespit edildiği, polisin olay yerinde bekleme yaptığı, aynı gün akşam saatlerinde başka bir araçla sanık ...'nin gelerek gizlediği poşeti aldığı, araca binerken polisin müdahale ettiği, sanığın üzerinden sakladığı poşet içindeki esrarın alındığı, aracın sağ ön koltuğunda oturan tanık ....'nin araçtan inerken uyuşturucu kullanmaya yarayan BONG düzeneğini yere attığı, tanık ....'nin polisleri tuvalet ihtiyacını bahane ederek yanından uzaklaştırdığı, yere diz çöktüğü, polisler döndüğünde tanık ....'nin diz çöktüğü yerde alüminyum folyoya sarılı şeffaf poşet içinde 14 gram metamfetamin maddesini ele geçirildiği sanığın soruşturma aşamasında uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğu dair savunması üzerine sanığın uyuşturucu ticareti yapma suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 20.12.2016 tarihli raporda ele geçen yeşil renkli bitki parçalarının esrar aktif maddelerinden THC etken maddesi içerdiği ve net 63.6 gram esrar elde edilebileceği, 8.4 gram maddenin ise metamfetamin etken maddesini içerdiğinin bildirilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik bulunduğu anlaşılarak hükmün kaldırılarak sanığın değişen suç vasfına göre cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasında, 188 inci veya 190 ıncı maddelerinde tanımlanan suçlardan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun 191 inci maddesi kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde, sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilmesi hükme bağlanmış, 191 inci maddenin dokuzuncu fıkrasında ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümlerinin uygulanacağı..." belirtilmiştir.
Dolayısıyla sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığı, varsa sanıkların bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi çerçevesinde karar verilen "Tedavi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri" ve "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararlarının kesinleşmesinin 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra "Kamu Davası Açılmasının Ertelenmesi" kararı verilmesini engellemeyeceği de gözetilerek;
1. Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" veya 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu erteleme kararının ihlali niteliğinde görülüyorsa, bu suçlar 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince soruşturma ve kovuşturma nedeni yapılamayacağından düşme kararı verilip ilgili Cumhuriyet Savcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi,
2. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre verilen "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı" yoksa 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı" verilmesi gerektiğinin gözetilmesi,
3. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince "hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı" verilmiş ve bu kararların ihlali nedeniyle açılan davalardan mahkûmiyet kararı verilmiş ise bu dosyaların tamamının aslı ya da onaylı örneği dosya arasına alınarak, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği incelenip temyize konu suç yönünden dava açma koşullarının oluşup oluşmadığı tartışılarak, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği de gözetilip, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle ihlal niteliğinde eylem olup olmadığı ya da eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin onuncu fıkrasında; " Birinci fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır." şeklinde düzenlemenin bulunduğu; tüm dosya kapsamına göre sanığın uyuşturucu madde bulundurduğu yerin inşaat şantiyesi olduğu anlaşılmakla belirtilen "umumi veya umuma açık yer" kapsamında olmadığı, dolayısıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 maddesinin onuncu fıkrasının uyarınca cezada artırımı yapılamayacağının gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.03.2019 tarihli ve 2018/4249 Esas, 2019/307 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2024 tarihinde karar verildi
...