8. Ceza Dairesi 2024/12725 E. , 2024/3576 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2622 E., 2019/1355 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2018 tarihli iddianamesi ile kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve altıncı fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2018 tarihli ve 2018/125 Esas, 2018/327 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının kovuşturma şartı bulunmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.09.2019 tarihli ve 2018/2622 Esas, 2019/1355 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, hükmün kaldırılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın olay günü cadde üzerinde kimlik kontrolü yapıldıktan sonra kaba üst araması yapılacağı sırada kaçmaya çalışması üzerine cebinden çıkardığı sigara paketinin içindeki şeffaf naylona sarılı yeşil renkli bitkinin ele geçirildiği, ele geçirilen bitki kırıntısının tütün ile karışık esrar aktif maddelerinden THC etken maddesini içerdiği ve 0.32 gram esrar elde edilebileceğinin 10.10.2017 tarihli kriminal raporda belirtildiği, ayrıca sanıktan alınan kan ve idrar örnekleri üzerinde İzmir Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığınca yapılan inceleme sonucunda, 10.10.2017 tarihli raporla sanığın uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği ve sanık hakkında daha önceden verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetimli serbestlik yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle kaldırıldığından bahisle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince doğrudan açılan iş bu incelemeye konu kamu davasındaki eylemin İzmir 2. Çocuk Mahkemesinin 2016/165 Esas sayılı dosyasından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğinde olduğu kabul edilerek kovuşturma şartı bulunmadığı gerekçesiyle düşme kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, sanığın denetimli serbestlik yükümlülüklerinde uymamakta ısrar etmesi üzerine kaldırıldığı ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.3016 tarihli ve 2016/8721 Esas nolu iddianamesi ile kamu davasının açıldığı, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "4. Fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmada ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği" şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın dava konusu eyleminin ilk suça ihlal sayılamayacağı ve bağımsız suç teşkil ettiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kaldırılmasına ve atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı açılan kamu davaları olduğundan bahisle, 29.08.2017 tarihli inceleme konusu bu suç nedeniyle doğrudan 05.02.2018 tarihinde kamu davası açıldığının belirtildiği ancak, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sorgulamasında sanık hakkında, daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği, tebliği ya da kesinleşme tarihine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği ve bu evrakın incelenen dosya arasında da bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hüküm, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinden, söz konusu dosyanın aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulup, incelenen 29.08.2017 tarihli suç yönünden 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan dava açma koşulunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.09.2019 tarihli ve 2018/2622 Esas, 2019/1355 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, diğer yönleri incelenmeksizin, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2024 tarihinde karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!