8. Ceza Dairesi 2024/12716 E. , 2024/3950 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/531 E., 2019/2276 K.
SUÇLAR : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.12.2017 tarihli iddianamesi ile kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2018 tarihli ve 2017/869 Esas, 2018/770 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2019/531 Esas, 2019/2276 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan istinaf başvuruları üzerine, hükmün kaldırılmasına, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmamasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; pişman olduğuna ve daha az miktarda ceza ile cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın 20.09.2017 ve 14.10.2017 tarihlerinde aracında baygın bir şekilde durduğunun kolluk görevlileri tarafından görülmesi üzerine sanıktan uyuşturucu olduğu değerlendirilen maddelerin ele geçirildiği, ele geçirilen maddeler için İstanbul Polis Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğü'nden aldırılan 17.10.2017 ve 14.02.2018 tarihli uzmanlık raporlarında, suça konu maddelerin sentetik kannobinoidlerden olduğunun böylece sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğunun tespit edilmesi üzerine her iki olay tarihine ilişkin mahkemelerinde ayrı ayrı açılan kamu davalarının birleştirilmesine ve sanık hakkında daha önceden verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal nedeniyle kaldırıldığından bahisle, doğrudan açılan iş bu incelemeye konu kamu davasında sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik bulunmamış ancak sanık hakkında daha önceden verildiği iddia olunan dava açılmasının ertelenmesi kararının inceleme dışı başka bir sanık hakkında verildiği, sanık ... hakkında ise Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2017 tarihli kararıyla verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra tekrar aynı nitelikteki inceleme konusu suçu işlediğinden bahisle sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında inceleme dışı Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2017 tarihli kararıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilmiş herhangi bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri bulunmadığı için, bu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı nitelikte olduğunun ve aynı hukuki sonuçları doğuracağının kabul edilemeyeceği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını ihlal eden eylemden sonraki ilk eylem için de sanık lehine olduğundan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceği kabulü ile inceleme yapılmıştır.
1. Sanık hakkında 12.09.2016 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 08.11.2016 tarihli iddianameyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2017 tarihli ve 2016/603 Esas, 2017/258 Karar sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden 19.07.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2. İnceleme konusu olan 20.09.2017 tarihli suçun, daha önce Erbaa 1. Asliye Ceza Mahkemesince 6545 sayılı Kanun kapsamında verilmiş olan 07.06.2017 tarihli ve 2016/603 Esas, 2017/258 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğinde olup olmadığı tespit edilerek 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kovuşturma şartı bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra, önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlendiğinin tespit edilmesi halinde ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapılmasına yasal engel bulunacağından; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olan önceki davanın akıbeti araştırılarak hükmün açıklanıp açıklanmadığının tespit edilmesi, henüz hüküm açıklanmamışsa birleştirme talepli ihbarda bulunarak davanın derdest hale gelmesi sağlandıktan sonra bu suça ilişkin davanın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olan önceki dava ile birleştirilmesine karar verilmesi; açıklanması geri bırakılan hüküm daha önce başka bir nedenle açıklanmışsa artık birleştirme imkanı kalmadığından, 6545 sayılı Kanun kapsamında verilmiş olan önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğinde olan bu suç bakımından 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmadan yargılamaya devam edilerek mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2019/531 Esas, 2019/2276 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!