8. Ceza Dairesi 2024/12708 E. , 2024/2584 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1976 E., 2019/1641 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.04.2018 tarihli iddianamesi ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğu ve cezanın mükerirrlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine uygulanmasına karar verilmiştir.
3.Cumhuriyet savcısının sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiğinden bahisle, hükmün sanık aleyhine istinaf edilmesi üzerine; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesince sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmayarak sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile le cezalandırılmasına, hak yoksunluğu ve cezanın mükerirrlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1.Dava konusu olay gecesi saat 01.50 sıralarında cadde üzerinde yürümekte olan sanığın devriye görevini ifa eden kolluk kuvvetlerince durdurulduğu, tedirgin davanışlar sergilemesi nedeniyle üzerinde suç unsuru bulunup bulunmadığı kendisine sorulduğunda montunun kol kısmında kağıt parçasına sarılı, 1 paket halinde, yaklaşık 1.50 gram ağırlığında, Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 22-23.02.2018 inceleme tarihli raporuna göre Esrar elde etmeye elverişli Hint Keneviri Bitkisi olduğu tespit edilen uyuşturucuyu rızası dahilinde teslim ettiği ve savunmasında daha önce uyuşturucu kullandığını, suça konu uyuşturucuyu 20.00 TL karşılığında kullanmak amacıyla satın aldığını ifade ederek atılı suçu ikrar ettiğine ilişkindir.
2.Sanık hakkında bu dava öncesinde 26.05.2016 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinden bahisle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 07.06.2016 tarihinde kamu davası açılmasının ertelenmesine karar verildiği, Antalya Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik kararının uygulanmasına başlandığı, ancak bulunduğu ceza infaz kurumundan tahliye olduktan sonra Antalya Denetimli serbestlik Müdürlüğüne baş vurmayan sanığa bu hususta iki kez tebligat ile uyarı yapılmasına rağmen sanığın denetimli serbestlik kararına uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle erteleme kararının kaldırıldığı ve sanık hakkında atılı suçtan açılan dava sonucunda Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesi 2016/766 Esas, 2017/656 Karar sayılı dosyası ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 08.01.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü uzmanlık raporu, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğunun kabulü ile uyuşturucu madde ile yakalandığında kağıt içerisine sarılı esrar maddesini çıkartarak görevlilere teslim etmesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümleri de uygulanarak 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince şüphe üzerine durdurulan sanığın tedirgin davranışlarda bulunması üzerine kendisine sorulduğunda; cebindeki maddeyi çıkararak teslim ettiği, üzerindeki maddenin kabaca üst aramasında rahatlıkla bulunabilecek bir yerde olduğu, bu nedenle etkin pişmanlık şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kaldırılarak sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararında, 5271 sayılı Kanun'un 171 inci maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararının içeriği itibariyle de usul ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesi zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararının hukuken geçersiz sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararının şüpheli/sanık tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararının usulüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararının tebliğinin usule uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usule uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir.
2.6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin infaz işlemlerinde, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlamak üzere çıkarılan ilk uyarılı başvuru davetiyesinin tebliği üzerine, müracaatta bulunmayan şüphelinin, aynı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için; "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen başvuruda bulunmadığı takdirde, şüpheli hakkında kamu davasının açılması gerekmektedir.
3.İnceleme konusu dosyada; iddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı verilen 07.06.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal nedeniyle kaldırılarak kamu davası açıldığından bahisle, 11.02.2018 tarihli inceleme konusu bu suç nedeniyle doğrudan 27.04.2018 tarihinde kamu davası açıldığının belirtilmesine karşın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sorgulamasında ve fiziki dosya içerisinde; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliği ya da kesinleşme tarihinin bulunmadığı gibi sanık hakkındaki denetim dosyası ve tedbir kurallarına uymadığına ilişkin evraka da rastlanılmadığının anlaşılması karşısında; Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/766 Esas, 2017/656 Karar sayılı dosyası ile ilgili belgelerin aslı veya onaylı örnekleri getirtilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 16.10.2019 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Teblignameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!