WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/12618 E.  ,  2024/2781 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/232 E., 2022/462 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında 5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiştir. Karar sanığa 05.01.2016 tarihinde tebliğ edilmiş, ve itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
2. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20.09.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerinin ihlalin ısrar etmesi sebebiyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3. Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş, bu karar 07.12.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiş, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hüküm Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2020 tarihli kararı ile açıklanarak sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2020 tarihli kararı hakkında sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 30.03.2022 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/523 Esas ve 2020/708 Karar sayılı dosyası kapsamında aldığı 1 yıl 8 ay hapis cezasının, sanığa verilen işbu cezadan mahsubu ile sanığın hapis cezasının 5 ay hapis cezası olarak infazına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, sanığın üzerinde, 06.03.2020 tarihinde kolluk tarafından yapılan kaba üst aramasında 3 gram ağırlığında uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, 09.07.2020 tarihinde sanıktan usulüne uygun olarak alınan idrar örneğinde uyuşturucu madde tespit edildiği, bu şekilde sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçundan zincirleme suç hükümleri uygulanmaksızın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçundan kurulan mahkumiyet kararı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak, zincirleme suç hükümleri uygulanarak hapis cezası artırılmak suretiyle uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçundan yeniden mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, Kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. KDAE kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde,
1.Sanık hakkında, incelemeye konu 15.09.2015 tarihli eylemine ilişkin 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları uyarınca, 08.12.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve 21.01.2016 tarihinde kesinleştiği, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazı sırasında sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi üzerine Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından denetimli serbestlik dosyası kapatılarak 20.09.2016 tarihinde iddianame düzenlendiği anlaşılmıştır. UYAP kayıtları üzerinde yapılan incelemede, sanığın 03.12.2015 tarihli başka bir eylemi nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçundan Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/523 Esas, 2020/708 Karar sayılı dava dosyasında yargılamasının yapıldığı, sanık hakkında neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın 27.11.2020 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Sanığın 03.12.2015 tarihli eylemini 08.12.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı 21.01.2016 tarihinde kesinleşmeden gerçekleştirdiği, bu haliyle inceleme konusu 15.09.2015 tarihli eylem ile yargılaması ayrı yapılan 03.12.2015 tarihli eylemin her ikisinin tek suç kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 3/1 inci maddesindeki orantılılık ilkesi gereği teşdiden hüküm kurulabileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20.09.2019 tarihli iddianamesi ile talep edilmediği halde sanığa ek savunma hakkı tanınmadan sanık hakkında, daha fazla ceza tayinini gerektiren 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması sureti ile 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2021/232 Esas, 2022/462 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, sanığın kazanılmış hakkı saklı tutulmak kaydıyla, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2024 tarihinde karar verildi.