WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/12588 E.  ,  2024/3169 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1092 E., 2022/1244 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanığın, 10.03.2019 tarihli eylemi nedeniyle sanık hakkında Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 11.04.2019 tarihli kararıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiştir. Denetim süresi içerisinde 22.02.2020 tarihinde uyuşturucu madde kullanma suçunu işlediğinin tespit edilmesi üzerine Bafra Cumhuriyet Savcılığının 28.10.2020 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hükmün ertelenmesine karar verilmiştir.

3. Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli kararı hakkında Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 08.06.2022 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; zincirleme suç hükümlerinin uygulama şartlarının oluşmadığına, sanık hakkında kamu davasının açılmasının geri bırakılması kararı verilmesinin usulüne uygun olduğuna ilişkindir.
2. Sanığın temyiz isteği; suçu işlemediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, sanığın üzerinde, 10.03.2019 tarihinde sanığın içerisinde bulunduğu araçta uyuşturucu madde bulunması üzerine sanıktan kan ve idrar örneği alındığı ve sanığın uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, bu eylem nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, denetim süresi içerisinde 22.02.2020 tarihinde kolluk görevlilerinin uygulama noktasına doğru hareket eden ve içerisinde sanığın bulunduğu araçtan dışarı uyuşturucu madde atıldığının görülmesi üzerine sanıktan usulüne uygun olarak kan ve idrar örneği alındığı, bu tarihte de sanığın uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, bu şekilde sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçundan zincirleme suç hükümleri uygulanmaksızın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçundan kurulan mahkumiyet kararı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak, "her ne kadar sanığın 20/02/2020 tarihli eylemi 10/03/2019 tarihli önceki eylemi hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali mahiyetinde kabul edilmiş ise de, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) kayıtlarının incelendiğinde; sanığın bu dosyada yargılama konusu edilen 10/03/2019 ve 20/02/2020 tarihli eylemlerinden önce 29/10/2012 tarihinde de kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçunu işlediği ve bu suçun yargılaması neticesinde hakkında Bafra Sulh Ceza Mahkemesinin 24/01/2013 tarihli, 2012/1257 E., 2013/87 K. sayılı Tedavi ve Denetimli Serbestlik Kararının verildiği, ancak; sanığın bu kararı ihlal etmesi üzerine dosyanın yeniden ele alındığı ve bu sefer Bafra 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/03/2014 tarihli, 2013/687 E., 2014/304 K. sayılı ilamı (devredilmekle Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2014 tarihli, 2013/300 Esas, 2014/717 Karar sayılı ilamı) ile neticeten hapisten çevrili 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunduğu, işbu hükmün temyiz incelemesinde onanarak 18/12/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu itibarla yapılan değerlendirmede; Hakkında daha öncesinde tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanan sanık hakkında 10/03/2019 tarihli ilk eyleminden sonra doğrudan dava açılması gerekirken kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu durumda 20/02/2020 tarihli eylemin bu dosya kapsamında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde olmayıp ilk eylem ile birilikte zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerekli ayrı bir fiil olduğu" gerekçesiyle zincirleme suç hükümleri uygulanarak hapis cezası artırılmak suretiyle uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçundan yeniden mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. 06.03.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığın MERNİS adresinde doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca muhtara teslim edildiği anlaşılmış olup; aynı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata aynı Kanun'un 23 üncü maddesinin bir ila sekizinci fıkraları ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği için yapılan tebliğ usulsüz olduğundan 06.03.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının devamına karar verilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın, ihlal sayılan 29.03.2015 tarihli eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında, Mahkemelerce verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararı ya da aynı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı var ise, hükmedilen tedbirin infazı sırasında ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile hükmedilen erteleme süresi içerisinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen ilk eylem, anılan Kanun hükümleri, açık bir şekilde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde hareket edilmesi gerektiğini düzenlediğinden, ihlal niteliğinde sayılacaktır ve Mahkemelerce yargılamaya devam olunarak hüküm kurulacaktır. Hükmedilen tedbirin infazı sırasında ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile hükmedilen erteleme süresi içerisinde ihlalin gerçekleşmemesi halinde ise Mahkemelerce sürenin olumlu geçtiğinin tespiti üzerine düşme kararı verilecektir. Ancak, sanık hakkında anılan geçiş hükümlerinin uygulanmasından sonra, kullanmak için uyuşturucu madde suçundan işlenen soruşturma ve kovuşturma konusu edilebilen sonraki eylem ile ilgili olarak, sanık lehine olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararı verilmesi gerektiği Yargıtay içtihatlarında kabul edilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık hakkında 29.10.2012 tarihinde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçunu işlemesi nedeniyle dava açılıp yargılama yapılarak Bafra(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 24.01.2013 tarihli, 2012/1257 Esas, 2013/87 Karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği, ancak, sanığın bu kararı ihlal etmesi üzerine dosyanın yeniden ele alınarak, Bafra(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 10.03.2014 tarihli, 2013/687 Esas, 2014/304 Karar sayılı ilamı (devredilmekle Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2014 tarihli, 2013/300 Esas, 2014/717 Karar sayılı ilamı) ile neticeten hapisten çevrili 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür. Sanığın 29.10.2012 tarihli eylemi ile ilgili kurulan hükmün, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi nin 6545 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önce verilmesi nedeniyle geçiş hükümlerinin düzenlendiği 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında kalmadığı, dolayısıyla sanık hakkında 10.03.2019 tarihli eylemini gerçekleştirdiği tarih itibariyle usulüne uygun olarak verilmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ya da bu karar yerine geçen bir karar bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, sanık lehine olması nedeniyle, 10.03.2019 tarihli eylemi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda soruşturma aşamasında yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında 10.03.2019 ve 20.02.2020 tarihli eylemleri nedeniyle yazılı şekilde zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.06.2022 tarihli ve 2021/1092 Esas, 2022/1244 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2024 tarihinde karar verildi.