WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/12585 E.  ,  2024/2969 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/176 E., 2016/456K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red

Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Zile Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 22.03.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Zile Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar vermiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın askerlik görevini yerine getirirken, izin dönüşünde hal ve hareketlerinden şüphelenilmesi üzerine hastaneye sevki sağlanarak idrar tahlili yaptırıldığı, tox drup testi sonucunda madde bağımlılığının olduğunun tespit edildiği, bu şekilde sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Sanığa, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre kovuşturma aşamasında bildirdiği aynı zamanda MERNİS adresi olan adresine MERNİS şerhi ile çıkarılan tebligatın usulsüz olduğu ve sanığın 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldığından Tebliğnamedeki sanığın temyizinin süresinde olmadığından bahisle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1. Zile İlçe Jandarma Komutanlığı'nın, 18.08.2015 tarihli yazısına istinaden Tokat Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde görevli uzman doktor F.Ç tarafından el yazısıyla verilmiş cevabi yazıda sanığın idrarında yapılan tox drup testi sonucunda sanıkta yapılan teşhisin madde bağımlılığı olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, bahsi geçen doktor yazısının ekindeki tahlil sonucu denetime imkan verecek şekilde dosya içerisinde bulundurularak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabul ve uygulama göre de,
İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı açılan kamu davasının olduğundan bahisle, 18.08.2015 tarihli inceleme konusu eylemi nedeniyle doğrudan 22.03.2016 tarihinde kamu davası açıldığının belirtildiği ancak, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sorgulamasında sanık hakkında, daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği, tebliğ evrakları ya da kesinleşme tarihine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği, bu evrakın incelenen dosya arasında bulunmadığı ya da kamu davasının ertelenmesi kararına ilişkin inceleme tutanağının da dosya arasında yer almadığı anlaşılmakla,
Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hükmün, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinin gözetilmesi gerektiği, Dairemizin 27.03.2024 tarihli ve 2024/12622 Esas, 2024/2780 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun kesinleşene kadar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm suçların tek suç olup ancak alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği, ilgili kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına ilişkin söz konusu dosyanın/dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulup, incelenen 18.08.2015 tarihli eylemi yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan dava açma koşulunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Zile Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2016/176 Esas, 2016/456 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2024 tarihinde karar verildi.