8. Ceza Dairesi 2024/12576 E. , 2024/2785 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/291 E., 2022/421 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Afyonkarahisar (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 07.01.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hapis cezasından çevrilmek suretiyle 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Afyonkarahisar (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 07.01.2014 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 19.04.2017 tarihli ve 2015/4343 Esas, 2017/2499 Karar sayılı ilamı ile,
"Sanıklar hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanıkların bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemedikleri belirlendikten sonra;
a) Sanıklar hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanıklar bu suçu daha önce işledikleri suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değillerse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanıklar hakkında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına",
b) Sanıklar bu suçu, daha önce işledikleri suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemişler ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesinde zorunluluk bulunması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma kararı sonrası, Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2017 tarihli kararı 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş, bu karar 20.10.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiş, sanığın denetim süresi içerisinde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hüküm Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2022 tarihli kararı ile açıklanarak sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanıktan yakalanan uyuşturucu maddenin sadece sanık ile ilişkilendirilmesinin hukuka aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın olay tarihinde temyiz dışı sanıklarla park halindeki bir araç içerisinde bulunduğu, kolluk görevlilerinin rutin kontrollerinde sanık ... ile temyiz dışı sanıkların durumundan şüphelendikleri, Sulh Ceza Mahkemesi arama ve el koyma kararına istinaden sanığın üzerinde arama yaptıkları, yarısı içilmiş uyuşturucu madde içeren sigara ve daralı ağırlığı 14 gram gelen uyuşturucu maddenin bulunduğu, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 19.04.2017 tarihli, 2015/4343 Esas, 2017/2499 Karar sayılı bozma ilamına uyulduğu belirtildiği halde, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) kayıtları üzerinden yapılan araştırmada sanık ... hakkında 30.10.2005 tarihinde işlediği suç nedeniyle Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2007 tarihli ve 2006/35 Esas, 2007/163 Karar sayılı dava dosyasında tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği, bu kararın 15.10.2012 tarihinde kesinleştirildiği ancak bu karara ilişkin sanık hakkında düzenlenen tedavi ve denetimli serbestlik evraklarının dava dosyası
içerisine denetime imkan verecek şekilde aslı veya onaylı bir örneğinin getirtilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmakla, ilgili denetimli serbestlik müdürlüğünden söz konusu suça ve varsa diğer uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçlarına ilişkin tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazına ilişkin evrakların aslı veya onaylı örneklerinin denetime imkan verecek şekilde getirtilerek,
1. Hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesi ve aynı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi sanık lehine hükümler içermekte olup, öncelikle; 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası ve aynı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihinden önce açılmış başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;
Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında kurulan hükümde, Ceza Genel Kurulunun 03.04.2018 tarihli ve 2017/853 Esas, 2018/135 Karar sayılı ve 09.02.2016 tarihli ve 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararları gözetildiğinde; bozma öncesi verilen ve yalnızca sanık tarafından temyiz edilen 07.01.2014 tarihli ilk hükümde mahkumiyetin 6.000,00 TL adli para cezası olduğu gözetilmeden, bozma kararından sonra kurulan hükümde 10 ay hapis cezasına hükmolunarak 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2022 tarihli ve 2022/291 Esas, 2022/421 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!