WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/12572 E.  ,  2024/3156 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/116 E., 2022/638 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanığın 24.11.2015 tarihli eylemi nedeniyle sanık hakkında Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04.12.2015 tarihli kararıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiştir. Denetim süresi içerisinde 05.01.2017 tarihinde uyuşturucu madde kullanma suçunu işlediğinin tespit edilmesi üzerine Düzce Cumhuriyet Savcılığının 21.11.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2018 tarihli ve 2017/911 Esas, 2018/364 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar vermiştir. Karar istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir.
3. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı'nın istemi ile Adalet Bakanlığı tarafından, Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2018 tarihli ve 2017/911 Esas, 2018/364 Karar sayılı kararı hakkında kanun yararına bozma yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin, 26.02.2020 tarihli ve 2019/6425 Esas, 2020/1250 Karar sayılı kararıyla, "somut olayda şüpheli hakkında Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/12/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar her ne kadar şüpheliye 17/12/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, kararın kesin olarak verildiği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle yapılan tebligatın geçerli olmadığı, Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/12/2015 tarihli karar kesinleşmeden Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına başlandığı anlaşıldığından, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden" mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilip, kanun yararına bozma istemi kabul edilmek suretiyle ilk derece mahkemesinin 26.06.2018 tarihli kararının bozulmasına karar verilmiştir.
4. Kanun yararına bozma kararı sonrası, sanığın 24.11.2015 tarihli ve 05.01.2017 tarihli eylemleri nedeniyle sanık hakkında Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22.01.2021 tarihli kararıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiştir. Denetim süresi içerisinde 19.11.2021 ve 20.01.2021 tarihlerinde sanığın evinde, eşinin bildirmesiyle sanığa ait uyuşturucu madde bulunduğunun tespit edilmesi üzerine Düzce Cumhuriyet Savcılığının 09.02.2022 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
5. Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar vermiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, ihlal şartının gerçekleşmediğine ve hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın 24.11.2015 tarihinde baygın halde götürüldüğü Düzce Eğitim ve Araştırma Hastanesinde usulüne uygun olarak vücudundan alınan biyolojik örneklerde uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, bu eylemden sonra denetim süresi içerisinde 05.01.2017 tarihinde başka bir olay nedeniyle vücudundan usulüne uygun olarak alınan biyolojik örneklerde uyuşturucu madde kullandığının ve üzerinde de uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmesi üzerine hakkında dava açılıp mahkumiyet kararı verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, sonrasında kanun yararına bozma başvurusu yapılması üzerine sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olmadığının tespit edildiği, bu sebeple sanık hakkında yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, bu kararın denetim süresi içerisinde sanığın eşi tarafından aile içi şiddet olayı nedeniyle yapılan şikayette 19.11.2021 tarihinde sanığa ait uyuşturucu maddenin kolluğa teslime edildiği, sonrasında sanığın eşinin 20.11.2021 tarihinde kolluğa yeniden şikayette bulunarak sanığa ait olan uyuşturucu maddeyi kolluğa teslim ettiği, bu şekilde sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.

IV.GEREKÇE
Kanun yararına bozma kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca verildiği, söz konusu bentte kazanılmış hakka ilişkin bir düzenleme bulunmamasına karşın, aynı maddenin (b) bendinde kazanılmış hak düzenlemesine yer verildiği, bunların yanında kanun yararına bozma kararından önce sanık hakkında yapılan yargılamanın 24.11.2015 tarihli eyleme ve bu eylem ile ilgili verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğindeki 05.01.2017 tarihli eyleme ilişkin olmasına karşın, kanun yararına bozma kararından sonra yapılan yargılamanın sanığın 24.11.2015 ve 05.01.2017 tarihli eylemlerine ve bu eylemleri nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğindeki 19.11.2021 ve 20.01.2021 tarihli eylemlerine ilişkin olduğu dolayısıyla yargılaması yapılan eylemlerin de aynı eylemler olmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararda isabetsizlik bulunmamakla, Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Olayların intikal şekli ve zamanı, sanığın aşamalardaki ikrara dönük savunmaları, ekspertiz raporları, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/116 Esas, 2022/638 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2024 tarihinde karar verildi