WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/12560 E.  ,  2024/3081 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/602 E., 2022/296 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya
uyarıcı madde kullanmak
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Sanık hakkında, 24.05.2017 tarihli eylem nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 09.01.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.

B. Sanık hakkında, 06.10.2017 tarihli eylem nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 12.01.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
C. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2020 tarihli iddianame ile 24.05.2017 tarihli ve 06.10.2017 tarihli eylemler nedeniyle verilen erteleme süresi içerisinde 06.02.2017 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığından sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin altıncı fıkrası yollamasıyla birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
D. Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2021 tarihli kararı ile 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
E. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin 02.11.2022 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan Hükmün 2. bendinde yer alan "...1 YIL 13 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine, "... 2 YIL 1 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibaresinin eklenmek suretiyle hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir.
F. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; cezanın infazı esnasında ekonomik ve sosyal açıdan telafisiz zararlara neden olacağından, beraatie aksi durumda ise lehe hükümler uygulanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre,
1. Dava konusu olay, sanığın uyuşturucu madde bulundurduğu, hakkında erteleme kararları verildiği, erteleme kararlarını yeniden uyuşturucu kullanarak ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Sanığın; 25/05/2017 tarihli olay tutanağı içeriğine göre, yarı baygın bir şekilde oturduğunun görülmesi nedeniyle uyuşturucu madde kullandığının anlaşılması üzerine, üzerindeki uyuşturucu maddeyi rızası dahilinde teslim ettiği, ele geçen maddenin uyuşturucu madde olduğu ve kan örneğinde uyuşturucu madde tespit edildiği, sanığın; ayrıca, 06/10/2017 tarihinde uyuşturucu madde kullandığının anlaşılması üzerine, sanığın usulünce alınan kan örneğinde uyuşturucu madde tespit edildiği, sanığın bahse konu uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma eylemleri ile ilgili temadi eden suç niteliği nazara alındığında tek suç olarak değerlendirilmesi ve tek kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği, ancak sehven iki adet kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiğinin görüldüğü, sanığın erteleme süresi zarfında yeniden uyuşturucu madde kullanması nedeniyle hakkında verilen Dava Açılmasının Ertelenmesi kararının kaldırıldığı, sanığın 06/02/2020 tarihli eyleminin ihlal niteliğinde olduğu, sanığın erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmayarak yeniden uyuşturucu madde kullandığı belirlenmiştir.

3. Sanık soruşturma ve kovuşturma aşamalarında, uyuşturucu kullandığını ve tüm olayları kabul ettiğini beyan ettiği,
4. Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 23/08/2017 tarih ve 2017/68800 sayılı raporda kan örneğinde uyuşturucu madde tespit edildiği, şüpheliden ele geçirilen madde incelemesi neticesinde İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 13/06/2017 tarih ve İST-KİM-17-14434 sayılı raporunda açık yeşil renkli bitki parçalarının uyuşturucu maddelerden sentetik kannabinoidler sınıfından MDMB (N) 2201 etken maddesini ihtiva ettiğinin tespiti ile yine sanığın bu tarihten sonra olan 06/10/2017 günü usulüne uygun alınan kan örneği incelemesi neticesinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 27/02/2018 tarihli raporunda uyuşturucu veya uyarıcı maddelerden 5F- ADB metaboliti maddesini ihtiva ettiğinin tespiti, 06.02.2020 tarihinde alınan kan örneği incelemesinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 12/06/2020 tarih ve 2020/39163 sayılı raporunda kan örneğinde uyuşturucu veya uyarıcı maddelerden 5F-MDMB PICA ve metaboliti içerdiği belirlenmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü: Sanığın atlı suçları işlediği sabit olduğundan, suçun işleniş biçimi göz önüne alınarak sanığın suçu işlemekteki ısrarı, ıslah olmaması gibi sebeplerle takdiren alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın adli sicil kaydına göre kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunması, denetim süresi içerisinde tekrar kasıtlı suç işlediği anlaşıldığından ve suç işleme hususundaki eğilimi gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı belirtilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü; İlk derece mahkemesinin kararında, Cumhuriyet savcısının istinaf nedenleri dışında, usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş, ancak sanık hakkında hükmün 2. bendinde 2 yıl 6 ay hapis cezasından 1/6 oranında indirim yapılması nedeni ile sonuç cezanın 2 yıl 1 ay olarak belirlenmesi gerektiği halde, 1 yıl 13 ay olarak eksik belirlenmesi yasaya aykırı ise de maddi hata bulunması halinde bu hukuka aykırılığın düzeltilmesi mümkün olmakla düzeltilerek onanmasına kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında, 25.05.2017 ve 09.01.2018 tarihli eyleme ilişkin, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbiri kararlarının içeriğinde itiraz süresinin 7 gün olarak belirtildiği, sanığın bu karara 15 gün içinde itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresinin ve merciinin gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimleri yapılmadığı için 24.05.2017 tarihli eylem nedeniyle verilen 09.01.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve 06.01.2018 tarihli eylem nedeniyle verilen 12.01.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edildiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın 06.10.2017 tarihli eylemi ve ihlal sayılan 06.02.2020 tarihli eylemin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği dolayısıyla sanık hakkında kovuşturma şartının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin 02.11.2022 tarihli, 2022/602 Esas, 2022/296 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanunu'nun 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2024 tarihinde karar verildi.