8. Ceza Dairesi 2024/12461 E. , 2024/3107 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2353 E., 2022/1785 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Değişen suç vasfı nedeni ile kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2017 tarihli iddianame ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
B. Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2019 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezasına ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
C. Kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 31.12.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında değişen suç vasfı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
D. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymaması ile dosya yeniden ele alınarak Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 18.10.2022 tarihli kararında hüküm açıklanarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; abisinin ölümü sebebi ile ailesi ile ilgilendiğinden denetime uyamadığına, kastının olmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve lehe olan hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın içinde bulunan araçta ele geçene uyuşturucu maddelere ilişkin sanığın kendisine ait olduğunu beyan etmesi ve araçta bulunan şahısların sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; emniyet birimlerine yapılan suç ihbarı ve akabinde suça konu araçta ve temyiz dışı sanık...'ta uyuşturucu maddelerin ele geçmesi, sanık ...'nın uyuşturucu maddelerinin kendisinin olduğuna dair beyanı, dosyaya sunulan Whatsapp ve Facebook görüşme içerikleri hep birlikte değerlendirildiğinde; sanıklar ... ve ...'in üzerinde ve evde ele geçen uyuşturucunun satışa hazır halde bulundurulması ve miktarının ihtiyaçtan oldukça fazla olması karşısında sanıkların bu eyleminin de ticarete yönelik olduğu, her iki sanığın üzerine atılı suçları işlediği, savunmalarının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirilerek uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; sanık ve beraberindekiler hakkında polis hattına yapılan ihbar dışında, kolluk kuvvetlerine ulaşan başkaca bir istihbari bilginin olmadığı, iletişimin tespiti kararının bulunmadığı, yapılan herhangi bir fiziki takibin bulunmadığı, yapılan kan ve idrar tahlilinde metamfetamin, sentetik vs uyuşturucu maddelerin tespit edildiği, ancak UYAP kayıtlarına göre bu tahlil sonuçlarından dolayı uyuşturucu madde kullanma suçunda ayrıca işlem yapılmadığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; haklarında iletişimin tespiti veya fiziki takip kararı bulunmayan sanık ve beraberindeki kişilerin üzerinde ve araçlarında çıkan maddelerin net miktarları itibariyle kullanma sınırları dahilinde kaldığı, ayrıca yapılan tahlil sonuçlarınında sanık ve beraberindekilerin uyuşturucu madde kullanıcısı olduklarını gösterdiği, sanığın beraberinde bulunan...'ın sosyal medya üzerinden başka kişilerle uyuşturucu madde ticaretini çağrıştıracak mesajlaşmaları olsa da, mesaj içeriklerinin hukuka aykırı şekilde ele geçirildiğinin mahkeme kararı ile sabit olduğu, ayrıca mesaj içeriklerindeki
hususların somut olarak gerçekleştiğininde tespit edilemediği, bu sebeple sanık ve beraberindekilerin üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçu işledikleri hususunda, mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı başkaca bir delillinde bulunmadığı, dolayısıyla oluşan şüphenin "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince, lehlerine yorumlanması ile eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu olarak kabulü ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan "Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." hükmü gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı nitelikte olduğu ve aynı hukuki sonuçları doğuracağı dolayısıyla, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilmesi için aranan tüm koşulların hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için de geçerli olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği kabul edilmektedir. Ancak, usulüne uygun olarak verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası doğrultusunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği, aynı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında usulüne uygun şekilde verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı var ise sanığın bu suçtan işlediği başka eylemi yönünden ayrı bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı da verilemeyeceği kabul edilmektedir.
Sanığın temyiz konusu 19.11.2017 tarihli eylemi nedeni ile değişen suç vasfı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin 31.12.2020 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı niteliğinde kabul edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, 03.02.2021 tarihinde kesinleştiği ve sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile hüküm açıklanarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan incelemede, sanığın incelemeye konu eyleminden önce işlediği 18.02.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçuna konu eylemi nedeniyle, 06.06.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, kararın 05.07.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan incelemeye konu 19.11.2017 tarihli eylemini yukarıda anılan diğer 18.02.2017 tarihli suç nedeniyle verilen 06.06.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştiği anlaşılmakla, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediği için, henüz erteleme süresi başlamadığından, Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul
edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Buna göre; belirtilen dosyanın aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına alınıp, gerekirse kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği tartışılıp, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/2353 Esas, 2022/1785 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!