WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/12459 E.  ,  2024/7222 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/301 E., 2022/1840 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama- Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Sanığın 10.06.2016 tarihli eylemi sebebi ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık hakkında 31.10.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın 04.06.2016, 23.05.2016 ve 01.01.2021 tarihli eylemlerine ilişkin dosyaların 10.06.2016 tarihli eyleme ilişkin dosya ile birleşmesi ile Bucak Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2021 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2021 tarih, 2021/31 Esas, 2021/553 Karar sayılı kararı ile sanığın 52237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 19 ay 7 gün hapis cezasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Kararın Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 22.11.2022 tarihli, 2022/301 Esas, 2022/1840 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen hüküm kaldırılarak 10.062016 tarihli ... yönünden 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına; 27.04.2017 tarihli ... yönünden 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına; 01.01.2021 tarihli ... yönünden 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; Yeterli araştırma yapılmaksızın sanık hakkında ceza verildiğine, 10.06.2016 ve 27.04.2017 tarihlerinde yapılan kontrollerde sanığın üzerinde herhangi bir uyuşturucu ve uyarıcı madde izine rastlanmamış olmasına karşın kanında bu maddenin bulunması sebebiyle işbu birleşen davalar açıldığına, sanığın bu dönemde aralıklı olarak uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandığını beyan ettiğine ancak 01.01.2021 tarihinde sanığın uyuşturucu madde kullanmadığına, kanında da uyuşturucuya rastlanmadığını, saç ve kıl örneklerinde uyuşturucu izinin bir yıldan fazla sürelerle kaldığı göz önüne alındığında son yakalanmasından dolayı sanığa ceza verilemeyeceğine, Kılda çıkan uyuşturucu izinin hangi tarihte olduğunu bilmenin mümkün olmadığını ancak kesinlikle yakalandığı tarihten en az 6 ay öncesine ait olabileceğine, bölge adliye mahkemesince her suç için ayrı ayrı ceza tayinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, sanığın kan-kıl-idrar tahlillerinde uyuşturucu madde kullandığının tespiti ile sanığın uyuşturucu madde kullanma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Sanığın 10.06.2016 tarihinde bulunduğu araçtan inerken yere alüminyum folyo içerisinde beyaz kağıda sarılı eroini attığı, kan kıl raporunda sanığın kan ve kılında uyuşturucu ve uyarıcı maddelerden MDMA bulunduğunun belirtildiği, sanık hakkında 31.10.2016 tarihli Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi kararı verildiği;
2020/1860 sayılı soruşturmada sanık ve dosya dışı kişiler hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturmada tape kayıtlarından dolayı sanığın evinde 04.06.2020 günü arama yapıldığı, şahsın ikametinden 1 adet suboxone hap ele geçtiği, sanığın 17.07.2020 tarihli raporunda kanda uyuşturucu madde rastlanmadığının, kılda uyuşturucu ve uyarıcı maddelerden morfin, kodein, eroin, Eroin metaboliti 6-MAM, metamfetamin ve MDMA bulunduğunun belirtildiği;
23.05.2016 günü sanığın da içinde bulunduğu araçtan bir madde atılması üzerine, 30.05.2016 tarihli uzmanlık raporuna göre atılan maddenin eroin olduğunun belirtildiği, 23.05.2017 tarihli adli tıp kurumu raporuna göre sanığın alınan kanında uyuşturucu maddeye rastlanmadığının, kılda uyuşturucu ve uyarıcı maddelerden morfin, kodein, eroin, Eroin metaboliti 6-MAM, metamfetamin, MDA ve MDMA bulunduğunun belirtildiği, bu suçtan da sanık hakkında 21.12.2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, ancak sanık hakkında daha önce erteleme kararı verildiğinden 10.06.2016 tarihli ... dosyaı ile birleşmesine karar verildiği,

İhbar üzerine sanığın da içinde bulunduğu aracın 01.01.2021 tarihinde durdurulduğu, aracın içerisinde uyuşturucu madde bulunduğu, 08.01.2021 tarihli uzmanlık raporuna göre bulunan maddenin eroin olduğunun belirtildiği, 23.02.2021 tarihli adli tıp kurumu raporuna göre sanığın alınan kanında uyuşturucu maddeye rastlanmadığının, kılda uyuşturucu ve uyarıcı maddelerden eroin, Eroin metaboliti 6-MAM, ve metamfetamin bulunduğunun belirtildiği,
Sanığın alınan savumasında uyuşturucu madde kullanmadığını belirttiği, söz konusu dosyaların ihlal niteliğinde olması nedeniyle iş bu dosya ile birleştikleri, asıl ve birleşen dosyalar kapsamında sanığın uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandığı belirlenerek sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşene kadar tüm eylemleri tek suç, kadek kesinleşmesinden iddianameye kadar olan suçlar yönünden zincirleme suç hükümleri uygulanacağı, bu kapsamda sanık hakkında verilen Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi kararından sonra sanığın tekrar aynı suçu zincirleme şekilde işlediği, ilk suç tarihi olan 23.05.2016 tarihli eylemden sonra Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararı verildiği, 2. Suç olan 10.06.2016 tarihli eylemin Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararının kesinleşme öncesi olduğu, bu iki suçun tek suç olarak değerlendirilmesi gerektiği, 3. Suç olan 04.06.2020 ve 4. Suç olan 01.01.2021 tarihli eylemler yönünden ise zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği anlaşılmakla sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: sanığın 10.06.2016, 27.04.2017, 04.06.2020 ve 01.01.2021 tarihlerinde uyuşturucu madde kullandığı sabit olup, 04.06.2020 tarihli ..., kamu davasının açılmasının ertelenmesine konu 10.06.2016 ve 27.04.2017 tarihli eylemlerin ortak ihlali niteliğinde olması nedeniyle 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, buna karşılık 10.06.2016, 27.04.2017 ve 01.01.2021 tarihli eylemler arasında geçen süreler gözetildiğinde sanığın yenilenmiş suç kastıyla hareket ederek suçları işlediği ve bu eylemlerin bu nedenle ayrı birer suç teşkil ettiği kabul edilerek sanığın 3 kez 10.06.2016, 27.04.2017 ve 01.01.2021 tarihli eylemleri nedeniyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Dosya kapsamında 31.10.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 24.11.2016 tarihinde sanığın annesine tebliğ edildiği görülmekle tebliğnamenin bu husustaki görüşüne iştirak olunmamıştır.
A. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararda suç tarihinin “23.05.2016” yerine “27.04.2017” olarak yanlış yazılması,

B. Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin 31.10.2016 tarihli kararın itiraz kanun yolu açık olmak üzere verildiği, ancak kararda itiraz süresinin, 15 gün yerine 7 gün olarak gösterildiği, Anayasanın ... Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40 ıncı maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı kanunun 171, 172 ve 173 üncü maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde “7 gün” olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, sanığın kamu davasının açılasının ertelenmesi kararının infazı sırasında 04.06.2020 tarihli eylemi ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesinin ihlal kabul edilemeyeceği, dolayısıyla kovuşturma şartı oluşmadığı anlaşıldığından; mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 22.11.2022 tarihli, 2022/301 Esas, 2022/1840 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, diğer yönleri incelenmeksizin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2024 tarihinde karar verildi.