WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/12444 E.  ,  2024/2271 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2523 E., 2022/3521 K.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 21.07.2020 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci ve altıncı fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
B. Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2020/637 Esas, 2021/589 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 192 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

C. Kararın Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2021/2523 Esas, 2022/3521 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırarak kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına karar verilmiştir. Ancak sanık hakkında Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2021 tarih, 2020/647 esas, 2021/132 karar sayılı kararı ile 2 yıl hapis cezası verildiği ve istinaf konusu suçun kesinleşen Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesi dosyası ile teselsül oluştuğu belirtilerek teselsül eden ceza miktarı kadar cezalandırılmasına karar verilerek neticeten 1 ay hapis cezasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın 27.02.2020 tarihinde Ege Üniveristesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bağımlılık servisinde tedavisinin devam ettiği ancak pandemi sebebi ile yoksunluk çekerek tekrar almak istediği, kastının olmadığı ve kararın usul ve yasalara aykırı olduğuna
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
Kolluk birimlerinin görevlerini ifa ettikleri sırada sanığın hal ve hareketlerinden şüphelenilerek kimlik sormak üzere durdurulmak istendiğinde kaçmaya başladığı, kaçış güzergâhındaki kolluk birimlerine bilgi verilmesi üzerine kovalamaca sonucunda yakalandığı, yere attığı cismin bir içimlik uyuşturucu olduğu düşünülen madde olduğunun tespit edildiği, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nın 09.06.2021 tarihli raporunda, Sanığın 2017 yılı Eylül ayından itibaren madde bağımlılığı Polikliniği'nde takipli olduğu, 2019 yılı Nisan ayında madde kullanımını bırakmak istemesinden ötürü Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Bağımlılık Servisi'nde yatırılarak izlendiği, taburculuk sonrasında düzenli kontrollerine geldiği, ilaç uyumunun bozulduğu dönemlerde madde kullanım sıklığının arttığı, son psikiyatri muayenesinin 27/02/2020 tarihinde yapıldığı, bir ay sonra kontrol önerilerek ilaç düzenlemesi yapıldığı, kişide "kannabinoid kullanımına bağlı bağımlılık sendromu" tanısı olduğu, 5237 sayılı kanunun 34 üncü maddesi kapsamından yararlanamayacağının bildirildiği, böylece sanığın açıkça bağımlılıktan ve uyuşturucu kullanımından kurtulmak amacıyla tedavi olmak istediğinin anlaşıldığı ve bu amaçla tedavinin de devam ettiği, sanığın bu süreç içerisinde kullanmak amacıyla uyuşturucu madde aldığı anlaşıldığından, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığından atılı suçtan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
Sanığın Ege Üniversitesi Hastanesi Amatem servisine tedavi amacıyla 2017 yılında başvurduğu, geçen üç yıllık sürede etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı, nitekim sanığın suç tarihine kadar geçen sürede 2019 yılında ve hatta suç tarihinden sonra 11.06.2020 tarihinde de uyuşturucu madde kullanmak suçlarını işlediği anlaşılmakla, sanık yönünden 5237 sayılı kanunun 192 nci maddesinin dördüncü fıkrasının yasal unsurlarının oluşmadığı, sanığın suç tarihinde kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurarak, üzerine atılı suçu işlediği sonucuna varıldığı ancak, sanığın uyap sisteminde kayıtlı açık/kapalı ceza dava dosya bilgileri incelendiğinde, Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02.03.2021 tarih, 2020/647 Esas, 2021/132 Karar sayılı ilamında, suçun kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak olduğu, sanığın 5237 sayılı kanunun 191 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 20.04.2021 tarih, 2021/1200 Esas, 2021/941 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile 20.04.2021 tarihinde kesinleştiği, bu dosyada suç tarihinin 11.06.2020, iddianame tarihinin 23.11.2020 olduğu, sanığın 16.03.2020 ve 11.06.2020 tarihli eylemlerini aynı suç işleme kararı altında ilk düzenlenen iddianame tanzim tarihinden önce (21.07.2020) hukuki kesinti oluşmadan zincirleme suç olarak işlediği, sanık hakkında 5237 sayılı kanunun 191 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince temel ceza belirlenerek, 5237 sayılı kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulandıktan sonra kesinleşen hükümdeki ceza mahsup edilerek hesaplanan fark cezaya hükmolunması gerektiği sonuç ve kanaati ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2021/2523 Esas, 2022/3521 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.03.2024 tarihinde karar verildi.