WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/12438 E.  ,  2024/2012 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/300 Esas, 2022/386 Karar

Sanık hakkında verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2019 tarihli iddianamesiyle sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli kararıyla sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi uygulanmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı 18.12.2019 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanığın denetim süresi içerisinde 30.01.2020 tarihinde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediği ve mahkumiyet kararının kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine mahkemesince dosya yeniden ele alınmış ve hükmün 2 yıl 1 ay hapis cezası olarak açıklanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
4. Sanığın kararı istinaf etmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 19.12.2022 tarihli kararıyla düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ve sanığın beraatine, yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
1. Dava konusu olay; sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık ..., uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğuna ve kullanmak için bulundurduğuna yönelik ikrarda bulunmuştur.
3. Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 27.05.2019 tarihli raporda; sanıktan ele geçen bitki parçalarının uyuşturucu maddelerden THC maddesini içerdiği tespit edilmiştir.
4. Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde kullandığı kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
5271 sayılı Kanunun 116, 117 ve 119 uncu maddeleri ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu (2559 sayılı Kanun) ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu’na (772 sayılı Kanun) aykırı şekilde yapılan arama sonucunda ele geçen uyuşturucu maddenin “suçun maddi konusu” ve “suç delili” olarak hükme esas alınamayacağı anlaşıldığından mahkumiyet kararı kaldırılarak sanığın beraatine, yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına karar verilmek suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
18.06.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu'nun (7245 sayılı Kanun) "Durdurma ve kimlik sorma" başlıklı 7 nci maddesi ile;
"(1) Çarşı ve mahalle bekçileri, görev bölgesi ve çalışma saatleri ile sınırlı olmak kaydıyla kişileri ve araçları;
a. Bir suç veya kabahatin işlenmesini önlemek,
b. Suç işlendikten sonra kaçan faillerin yakalanmasını sağlamak, işlenen suç veya kabahatlerin faillerinin kimliklerini tespit etmek,
c. Hakkında yakalama emri ya da zorla getirme kararı verilmiş olan kişileri tespit etmek,
ç. Kişilerin hayatı, vücut bütünlüğü veya mal varlığı bakımından ya da topluma yönelik mevcut veya muhtemel bir tehlikeyi önlemek, amacıyla durdurabilir.

(2) Durdurma yetkisinin kullanılabilmesi için makul bir sebebin bulunması gerekir. Süreklilik arz edecek, fiilî durum ve keyfîlik oluşturacak şekilde durdurma işlemi yapılamaz.
(3) Çarşı ve mahalle bekçisi, görevini yerine getirirken kendisinin çarşı ve mahalle bekçisi olduğunu belirleyen belgeyi gösterdikten sonra, durdurduğu kişiye durdurma sebebini bildirir ve durdurma sebebine ilişkin sorular sorabilir, kimliğini veya bulundurulması gerekli diğer belgelerin ibraz edilmesini isteyebilir. Bu kişilere kimliğini ispatlama hususunda gerekli kolaylık gösterilir. Belgesinin bulunmaması, açıklamada bulunmaktan kaçınması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunması dolayısıyla ya da sair surette kimliği belirlenemeyen kişi tutularak durumdan derhal genel kolluk görevlileri haberdar edilir.
(4) Durdurma süresi, durdurma sebebine esas teşkil eden işlemin gerçekleştirilmesi için ihtiyaç duyulan makul süreden fazla olamaz.
(5) Durdurma sebebinin ortadan kalkması hâlinde kişilerin ve araçların ayrılmalarına izin verilir.
(6) Çarşı ve mahalle bekçisi, durdurduğu kişi üzerinde veya aracında silah ya da tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunduğu hususunda yeterli şüphenin varlığı hâlinde, kendisine veya başkalarına zarar verilmesini önlemek amacına yönelik el ile dıştan kontrol dâhil gerekli tedbirleri alabilir. Bu amaçla kişinin üzerindeki elbisenin çıkarılması veya aracın, dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin açılması istenemez" şeklinde,
"Adli görev ve yetkiler" başlıklı 8. maddesi ile de;
"(1) Çarşı ve mahalle bekçileri, suç işlenirken veya işlendikten sonra, henüz izleri meydanda iken;
a. Şüphelileri yakalamak,
b. Yakaladıkları şüphelilerin kendilerine veya başkalarına zarar vermelerini engelleyici tedbirleri almak,
c. Suç delillerinin kaybolmaması veya bozulmaması için gerekli muhafaza tedbirlerini almak,
ç. Varsa olayın tanıklarının kimlik ve adres bilgilerini tespit ederek genel kolluk birimlerine bildirmek, ile görevli ve yetkilidir.
(2) Çarşı ve mahalle bekçileri haklarında tutuklama veya yakalama kararı çıkarılmış kimseleri gördükleri takdirde yakalamak ve bağlı bulunduğu genel kolluk kuvvetlerine teslim etmek ile görevli ve yetkilidir" şeklinde düzenlemeler getirilmiştir.
Bu düzenlemeye göre; çarşı ve mahalle bekçileri, makul bir sebebin bulunması halinde bir suçun veya kabahatin işlenmesini önlemek, suç işlendikten sonra kaçan faillerin yakalanmasını sağlamak, işlenen suç veya kabahatlerin faillerinin kimliklerini tespit etmek amacıyla durdurma ve kimlik sorma işlemleri yapabilecek, suç işlendikten sonra suç delillerinin kaybolmaması veya bozulması için gerekli muhafaza tedbirlerini alabilecektir.
Ancak, olayın gerçekleştiği 15.05.2019 tarihinde yürürlükte bulunan 12.05.2019 tarihli 772 sayılı Kanuna göre; çarşı ve mahalle bekçilerinin, durdurma, kimlik sorma ve arama yetkisi bulunmamaktadır. Bu çerçevede, somut olayda iki bekçi tarafından sanığın içerisinde bulunduğu araç durdurularak yapılan aramada suça konu maddenin ele geçirildiği anlaşıldığından; 5271 sayılı Kanunun 116, 117 ve 119 uncu maddeleri ile 2559 sayılı Kanun ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 772 sayılı Kanuna aykırı şekilde yapılan arama sonucunda ele geçen uyuşturucu maddelerin, “suçun maddi konusu” ve “suç delili” olarak hükme esas alınamayacağı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince beraat kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 19.12.2022 tarihli kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.