WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/115 E.  ,  2024/5521 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2007/3474 E, 2010/661 K.
SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.07.2010 tarihli kararının sanığın eşi müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği gerekçeli kararda başvurulacak kanun yollarının süresi, mercii ve şeklinin temyiz süresinin ne zaman başlayacağının belirtilmesinin gerektiği ve yine aynı Kanun'un 263 üncü maddesi gereği cezaevinde bulunan sanığa bulunduğu cezaevi müdürüne beyanda bulunmak veya dilekçe vermek suretiyle de kanun yoluna başvurma hakkını kullanabileceğinin açıklanmasının gerektiği,
Dosya içeriğine göre;kararın karar tarihinde başka suçtan tutuklu bulunan sanığın yokluğunda verildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sanığa gerekçeli kararın tebliğ edildiği,sanığın ceza infaz kurumundan gönderdiği 02.04.2015 tarihli dilekçesiyle dosyanın bir örneğinin kendisine gönderilmesini talep ettiği,ceza infaz kurumu aracılığıyla 07.04.2015 tarihinde gerekçeli kararın sanığa gönderildiği ancak gerekçeli kararda yoklukta verilen hükme karşı temyiz süresinin 5271 sayılı Kanun'un 263 üncü maddesine göre usulüne uygun olarak ne şekilde başlayacağı belirtilmeyerek yanılgıya sebep olunması nedeniyle yapılan temyizin usulsüz olduğu, bu nedenle sanığın eşi olan ... müdafii tarafından 07.12.2023 tarihinde gönderilen dilekçe ile eski hale getirme talebinin kabulü ile sanığın eşi müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmekle tebliğnamedeki temyiz isteğinin süre yönünden reddi düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkından kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümleri gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Zeytinburnu Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2007 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan dava açılmıştır.
2. Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.07.2010 tarihli kararı ile sanığın 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın eşi müdafiinin temyiz isteği; somut bir sebebe dayanmamaktadır.

III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 20.07.2010 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.07.2010 tarihli kararına yönelik sanığın eşi müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2024 tarihinde karar verildi.

...