WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/11 E.  ,  2024/2229 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/589 E., 2023/929 K.

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ile sanığın istinaf isteminde bulunduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 12.09.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince kaldırılmasına, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 12.09.2018 tarihli kararının katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 10.01.2022 tarihli kararı ile ''Oluşa ve dosya kapsamına göre, mağdur ... ile temyiz dışı sanık ... arasında bir süre gönül ilişkisi olduğu ancak daha sonra ayrıldıkları, temyiz dışı sanık ...'ın olay günü mağduru arayarak "senden helallik almak istiyorum, son bir defa görüşelim" diyerek görüşmek istemesi üzerine mağdurun kabul ettiği, daha sonra temyiz dışı sanıklar Polat ve Aydın ile sanık ...’in fikir ve eylem birliği içerisinde mağduru zorla kaçırarak sanık ...'e ait eve götürdükleri, burada temyiz dışı sanık ...'ın mağdurla yeniden beraber olmak için ikna etmeye çalışmasına karşın, mağdurun kabul etmediği, geceyi aynı evde geçirmelerine rağmen mağdura yönelik cinsel hiçbir davranışta bulunulmadığı ve temyiz dışı sanık ...’ın da savunmasında mağduru alıkoyma amacını açıkladığı olayda, mağdura yönelik cinsel bir amacın bulunmadığı halde sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 109/5. maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla ceza tayini'' nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 25.05.2022 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, direnilmesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 04.05.2023 tarihli ilamı ile özetle ''.. kendi olanağı ile duruşmaya gelme imkanı olmayan sanığın SEGBİS bağlantısı ile hazır edilerek bozmaya karşı diyeceklerinin sorulmasından sonra bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde savunma hakkı kısıtlanarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu...'' gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 20.09.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci ve 58 inci maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine oy çokluğu ile karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz isteği; sanığın üst sınırdan cezalandırılması ve takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine, eksik ceza verildiğine, indirim nedenlerinin gerekçelendirilmediğine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın müşterek fail olmadığına, suçun oluştuğunun kabulü halinde ise sanığın yardım eden sıfatının bulunduğuna, şartları oluştuğu halde etkin pişmanlık hükmünün uygulanmadığına, ek savunma hakkı verilmeden tekerrür hükümlerinin uygulandığına, lehine delillerin toplanmadığına, suç kastı bulunmadığına, suçun nitelikli halinin oluşmadığına, müşterek hakimiyetin nasıl kurulduğunun gerekçede açıklanmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu hususlarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, mağdure ile temyize gelmeyen sanık P.Y.'nin suç tarihinden önce aralarında gönül ilişkisi olduğu, sanık P.Y'nin olay günü mağdureden helallik alma bahanesiyle buluşmak istediği, mağdureyi zorla arabaya bindirdiği, daha sonra sanık ...'in arabasına bindirip, sanık ...'in köyündeki evine götürdükleri, mağdurenin gönülsüz olduğunu anlamaları üzerine serbest bıraktıkları iddiasına ilişkindir.
2. Dairemiz bozma ilamı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda, mağdurenin hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen temyiz dışı sanık ... ile daha önceden gönül ilişkisi yaşadığı, barışma teklifini kabul etmemesi üzerine temyiz dışı sanıklar Polat ve Aydın'ın mağdureyi kaçırmaya karar verdikleri, sanık ...'e durumu anlattıkları ve sanık ...'in de teklifi kabul ederek kararlaştırılan yerde aracı ile beklemeye başladığı, mağdureyi zorla arabaya bindiren sanıkların sanık ...'in bulunduğu yere geldikleri, mağdureyi zorla sanık ...'in arabasına bindirdikleri, sanık ...'in temyize gelmeyen sanık ... ve mağdureyi köyde bulunan evine götürdüğü, sanık ...'ın bu evde bir gece boyunca mağdureyi barışmaya ikna etmeye çalıştığı, mağdurenin kabul etmemesi üzerine ise soruşturma başladıktan sonra serbest bıraktıkları, sanığın müşterek fail sıfatıyla atılı suçu diğer sanıklar ile birlikte işlediği, cinsel amaç ile hareket ettiklerine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle sanık ...'in mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tüm dava dosyası içeriği, mağdurenin aşamalarda değişmeyen tutarlı beyanları, 22.06.2016 tarihli adli muayene raporu birlikte değerlendirildiğinde; suçun unsurlarının oluştuğuna dair kabulde, soruşturma başladıktan sonra mağdurenin serbest bırakılması nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında, sanığın temyize gelmeyen sanık ... ile birlikte mağdureyi zorla arabasına bindirip köy evine götürmesi ve eylemin icrasına doğrudan katkı sağlaması nedeniyle müşterek fail olarak sorumlu tutulmasında, adli sicil kaydı incelendiğinde tekerrüre esas kaydı bulunması nedeniyle ek savunma hakkı verilmek suretiyle hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasında, sanığın cinsel amaç ile hareket ettiğine dair delil bulunmadığından, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmamasında, sanık hakkında takdiren alt sınırdan ceza tayin edilmesi ve takdiri indirim maddesinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı ve yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç
vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 20.09.2023 tarihli, 2023/589 Esas ve 2023/929 Karar sayılı kararında katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2024 tarihinde karar verildi.