WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/1021 E.  ,  2024/5367 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2789 E. 2022/3005 K.
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2022 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca dava açılmıştır.
2. Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci, dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi, 63 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca 19 yıl 6 ay hapis ve 180.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 10.11.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
Suçun unsurlarının oluşmadığına, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Dava konusu olay; sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir.
2. Dava dosyası içerisinde yer alan 15.12.2021 tarihli uzmanlık raporuna göre, araçta yapılan arama sonucu ele geçirilen maddenin net miktarının 41.9 gram olup, kokain içerdiği belirlenmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık savunmalarında uyuşturucu madde satmadığını, kullandığını beyan etmiş ise de beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, suçun öğreniliş şekli, kişisel kullanım üzerinde olan uyuşturucu maddelerinin ele geçiş şekli, suç konusu uyuşturucu maddelerden elde edilmesi beklenen haksız kazanç miktarı ile ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine; bahse konu ve kişisel kullanım üzerinde olan uyuşturucu maddelerinin ele geçiş şekli, suç konusu uyuşturucu maddelerden elde edilmesi beklenen haksız kazanç miktarı ile ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı gözetilerek temel cezadan alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine; sanığın beyanlarında suç unsuru maddeleri kimden aldığı yönünde net bir bilgi vermediği ve bu yöndeki beyanının atfı cürüm niteliğinde olduğunun değerlendirildiği, sanığın beyanlarının gönüllü olarak suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmediğini ortaya koymuş olmakla, koşulları oluşmadığından sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına; sanığın mükerir oluşu ve adli sicil kaydı itibariyle bir daha suç işlemekten çekineceğine dair olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda isabetsizlik görülmediği, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği belirtilerek sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde, ele geçen uyuşturucu maddelerin uzmanlık raporuna göre miktarı ve niteliği belirtilmiş olup temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmasına ilişkin yeterli gerekçe ile hüküm kurulduğu anlaşıldığından, Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesine, delillerin değerlendirilmesine, eylemin kanunda öngörülen suç tipine uymasına ve cezanın kanuni bağlamda uygulanmış olmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dava dosyası kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/2789 Esas, 2022/3005 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2024 tarihinde karar verildi.