WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAIRESI

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2024/100 E.  ,  2025/2073 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/265 E. 2023/295 K.
SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkumiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 16.05.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2020 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 08.09.2023 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.11.2023 tarihli ve 2023/22883 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/125300 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun'un Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile,
Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan, "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin aynı bentte yer alan, "…seri muhakeme usulü…" yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,
Somut dosya kapsamında, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tâbi olduğu, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2020 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının 01/07/2020 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 28/02/2023 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, anılan mahkemece 15/06/2023 tarihinde hükmün açıklanması ile adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın kovuşturma evresinin iptal kararı yürürlüğe girdikten sonra sona erdiği gözetildiğinde, sanık hakkında ihbar üzerine yapılan yargılama sırasında Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının yürürlüğe girdiği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle seri muhakeme işlemlerinin yapılması amacıyla kamu davasının durmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
İnceleme konusu dava dosyasında, sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, sanık hakkında 15.06.2023 tarihinde verilen mahkumiyet kararının 08.09.2023 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, anılan kararın kovuşturma evresinin, iptal kararı yürürlüğe girdiğinde henüz sona ermediği, iptal kararının yürürlüğe girmesinden sonra Mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği ve dosyanın seri muhakeme usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında Mahkemesince öncelikle durma kararı verilip dosyanın ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı seri muhakeme usulü bürosuna gönderilerek seri muhakeme usulünün uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi, bu usulün uygulanamaması hâlinde ise davaya devam edilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Aydın 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli ve 2023/265 Esas, 2023/295 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde karar verildi.