8. Ceza Dairesi 2023/778 E. , 2023/3161 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, evi terkeden çocuğu, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak
HÜKÜM : Mahkûmiyet, düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın, her iki mağdura karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca mağdur sayısınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.09.2014 tarihli kararı ile, sanık hakkında her iki mağdura karşı eylemi, mağdur ... 'a karşı eylemi evi terkeden çocuğu, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak suçuna vücut verdiğinin kabulü ile, atılı suçtan, 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, ve 53 üncü maddesi uyarınca iki kez 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin ilgili kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 15.02.2022 tarihli ve 2019/6026 Esas, 2022/2781 Karar sayılı kararı ile,
a. Sanığın 15 yaşından büyük mağdur ... 'a karşı eylemi yönünden, "... a- 5237 sayılı TCK'nın 234/3. maddesinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kalması nedeniyle ceza muhakemesi şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması zorunlu olduğundan, öncelikle uzlaşma girişiminde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- ... Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "Hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki "Hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu," gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
b. Sanığın, 15 yaşından küçük mağdur ...'e karşı eylemi yönünden ise, " ... mağdure ...'in, kuzeni mağdure ... ile birlikte evden kaçtıktan sonra, 13.10.2012 gecesini sanığın bekar evinde geçirmeleri ve ertesi gün otobüs durağına giderlerken akrabaları tarafından bulunmaları şeklinde gerçekleşen olayda; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.12.2015 tarihli 2014/14-198 Esas 2015/428 Karar, 17.02.2015 tarihli 2014/14-307 Esas 2015/8 Karar sayılı kararları nazara alındığında, onbeş yaşını tamamlamamış olan mağdurenin kendi özgür iradesi ile serbestçe hareket etme hakkı, niteliği itibariyle üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunabileceği bir hak olmadığından, bu hakkının ihlaline yönelik olarak sanık tarafından gerçekleştirilen eylemlerle ilgili gösterdiği rıza hukuken geçerli sayılmadığından, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 109/1, 3-f maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2022 tarihli kararı ile, sanık hakkında,
a. Mağdur ... 'a karşı evi terkeden çocuğu, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine,
b. Mağdur ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca verilen cezanın 6 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği, bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, 11.10.2012 tarihinde evden kaçan mağdurların, 13.10.2012 tarihinde bekar evinde kalmalarına müsaade ettikten sonra, ertesi gün mağdurun akrabaları tarafından bulunmaları iddiasına ilişkindir.
2. 11.10.2012 tarihinden itibaren çocuklarının kayıp olduğuna dair mağdurların babalarının 11.10.2012 ve 12.10.2012 tarihli kolluk müracaatları mevcuttur.
3. 14.10.2012 tarihli tutanakta, katılan ...'ın kızı ... 'u yanında ... isimli kişi ile birlikte bulduğunu, kızının kollarında kesi izleri gördüğünü, kızı ile ...'ı alarak eve geldiklerini beyan ettiği, işlemler için tarafların Polis ... Amirliğine götürüldükleri belirtilmiştir.
4. Kollukta bilgisine başvurulan ... (...'nin amcası), sanığın evine gidip yeğeninin fotoğraflarını göstermesine ve yeğenleri o sırada evde olmasına rağmen, sanığın ve aynı evde bulunan ... isimli şahsın, mağdurları görmediklerini söylediklerini beyan etmiştir.
5. Tanık ... Karakaş, olay günü sanığın evinde bulunduğunu, mağdurların sabah saatlerinde sanığın evine geldiklerini, sanığın Murat'ı yaralamasından sonra evden ayrılan mağdurların bir süre sonra tekrar eve döndüklerini ve akşama kadar kaldıklarını beyan etmiştir.
6. Tanık ..., mağdurların sanığın evinde rızaları dahilinde kaldıklarını beyan etmiştir.
7. Ankara Cumhuiyet Başsavcılığının 2012/119272 soruşturması kapsamında, ... , ..., ..., ..., ..., ... ve ... isimli kişiler hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve suçluyu kayırma suçlarından 01.02.2013 tarihli ve sanık ... hakkında mağdur ...'u kasten yaralama suçundan 04.02.2013 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilmiştir.
8. Sanık savunmasında, mağdurların sokakta kalmaması için evinde kalmalarına müsaade ettiğini, ...'nin amcası geldiğinde, ona kızların evde olduğunu söylemekten çekindiğini, ertesi gün arkadaşı ...'tan mağdurları evine bırakmalarını istediğini, mağdurların ifadesinde geçen ... lakaplı ...'i maket bıçağı ile yaraladığının doğru olduğunu beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Mahkemece Hukuki Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma lamına uyulmasına karar verilerek, bozma ilamının gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
2. Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler, sanığın tevilli ikrarı ile tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, evi terk edip, ailesi tarafından arandığını bildiği 12.05.1998 doğumlu olup suç tarihinde 15 yaşını tamamlamayan mağdur ...'nin rızası hukuken geçerli sayılmadığından, mağdurun evinde kalmasına izin veren sanığın eylemi, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmakla ve mahkeme kabulünde, bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Sanığın 10.10.1997 doğumlu olup suç tarihinde 15 yaşını tamamlayan mağdur ...'a karşı eyleminde, mahkemece, 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi dikkate alınarak düşme kararı verildiğinden, hüküm hukuka aykırı bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2022 tarihli kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!