8. Ceza Dairesi 2023/5213 E. , 2025/1998 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/358 E., 2021/635 K.
SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 09.09.2021 tarihli ve 2019/358 Esas, 2021/635 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırlık suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13/3. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın itiraz olunmaksızın 22.04.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 10.11.2023 tarihli ve 2023/21035 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2023 tarihli ve KYB-2023/121253 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB-2023/121253 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanık hakkında yalnızca suç üstlenme suçundan kamu davası açılıp, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan usulünce açılmış bir kamu davası bulunmadığı gözetilmeden, bu suçtan da mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
1. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2. maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 34/2. maddesi, 231/2. maddesi, 232/6. maddesi ve 291/1-2. maddesi uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
2. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, sanığın yokluğunda verilen karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde itiraz kanun yoluna başvurulabileceğinin belirtilmesi gerekirken, tefhimden itibaren 7 gün içerisinde itiraz kanun yoluna başvurulabileceğinin belirtilmesiyle sanıkta yanılgı oluşturulduğu anlaşılmakla, inceleme konusu kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği belirlenmiştir.
3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu kararın, 5271 sayılı Kanun’un 267 ve devamı maddeleri uyarınca itiraz kanun yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!